|
Midilli Adası |
|
|
|
Midilli Adası |
|
Midilli Adası Doğu Ege Denizi adalarına aittir. Yüz öçlümü 1.630 km
kare olup, içinde Limnos, Ayos Efstratios ve küçük kayalıklar
bulunan Lesvos İline aittir. Adanın iki körfezi - Yera ve Kaloni
körfezleri - ve çok sayıda koy ile burunları vardır.
Adanın en önemli ovaları, Kaloni, İppios, Perama ve Eresos
ovalarıdır. Adadaki en önemli dağlar Lepetimnos, Olimpos ve
Psilokoudouno dağlarıdır. Çok sayıda sel yatağı vardır ve bunlar
Çiknias, Çihliotas, Milopotamos, Seduntas ve Almiropotamos gibi
ovalardan geçmektedirler.
Adanın doğu ve batı kısımları zeytinlikler, çam, köknar, çınar,
kestane, kayın ve palamut ağaçları ile kaplıdır. Genel olarak
Midilli Adası’ nın flora ve faunası zengindir. İklim açısından
Midilli Adası, yıl boyunca havası yumuşak, açık ve çoğu zaman
güneşli olup, Akdeniz iklimine sahiptir. Adanın nüfusu yaklaşık
100.000 kişidir ve Midilli şehri adanın başkenti olup, aynı zamanda
da bir yönetim merkezidir. Midilli şehrinde bulunan yönetim
merkezleri şunlardır; Midilli Adası Valiliği, Ege Bakanlığı, Kuzey
Ege Bölge Yönetimi ve Ege Üniversitesi.
Adada toplam 13 Belediye bulunmaktadır. Yerel ekonomi tarıma,
özellikle de üstün kaliteli zeytinyağı üretimine bağlı olup, aynı
zamanda hayvancılığa ve balıkçılığa da dayanmaktadır. Uzo üretimi
ile içki üreticiliği sektörü de gelişmiş iken nüfusun büyük bir
bölümü profesyonel olarak turizm ile ilgilenmektedir. |
|
ADANIN
GÖRÜNÜMÜ |
|
Midilli Adası, güzelliklerle doludur. Yera köylerinin serin, güzel
kokulu bahçelerinin ardında denize kadar uzanan zeytin ağaçları ile
dolu yamaçlar ve ceviz, kestane, kiraz ağaçları ile dolu dağların
arasında çınarların ve serin suların süslediği yemyeşil vadiler
uzanmaktadır. Adanın ortasındaki Ayasos, Olimpos ormanının içindeki
dağ köyleri ile çevrelenmiştir. Orayı ziyaret edenleri serinleten
Karini pınarı ve içinde halk ressamı Theofilos’ un ikamet ettiği
yaşlı çınar ağacı. Fosilleşmiş orman adanın batı bölgesindedir.
Denize kadar ulaşan ve küçük yeşil vadilere uzanan, zakkum ve
söğütler ile dolu koyakların oluşturduğu manzara, kuvvetli yaz
ışığının gölgelerle oynaması ile daha da bir belirginleşiyor.
Tüm bunların etrafındaki deniz, Eresos’ un volkanik kumu ve
Gavatha’ nın kum tepeleri ile adayı kucaklıyor. Hrusos, Podaras,
Pedino, Tavari, Kalo Limani, Yeni Limani, Çihranda, Çonya, Tarti,
Ayos Ermoyenis, Kaya kalabalıktan uzakta, dalgaların yanındaki
tipik tavernaları ile zengin Midilli mutfağının tadını çıkarmak
isteyen ziyaretçiler için idealdir.
Kaloni
körfezinde, Skala, Apothika, Ahladeri, Skala Vasilikon, Nifida,
Parakila sakin limanları, sıcak suları, kumsal plajları ile balıkçı
köyleridir. Adanın kuzeydoğusunda, Skala Skamias, Eftalou,
Molivos, Petra ve Anaksos sahilleri yer alır.
“Midilli Adası’
ndaki farklılıklar çok etkileyicidir. Kapı ve pencereleri taş
işlemeli evleri ile dağ kasabaların yanısıra gelişmiş turistik
bölgeler yer almaktadır. Denizin birkaç metre ötesinde
çamlıklar, zeytinlikler ve çıplak kayalıklar ile buluşur.
Sakin sahillerinin yanında, serinletici bir içki içebileceğiniz,
müzikli bar yada kafeteryalarda dinlenme imkanının yanısıra, güneşin
altında ister tembellik etme isterseniz spor yapma imkanları ile
donatılmış organize plajlar bulunmaktadır. Midilli şehrindeki EOT
plajından Thermi, Ksambelya, Petalidi ve Yera körfezinin kumsalları
yada eşsiz Eresos sahiline kadar ziyaretçi, tüm adada arzu ettiği
herşeyi bulacaktır.
Midilli Adası’ nı araba, cip, motor, bisiklet veya eşek ile yada
yürüyerek gezmeye değer. Doğanın güzelliğinden azıcık da olsa
etkilenen herkesin, senenin dört mevsiminde de heyecanlanacağı
kesin.
Adanın her yerine
yürüyerek gidilebilir. Adanın patikalarını ve yamaçlarını tek
başlarına keşfetmek istemeyenler için, dört ayrı yürüyüş güzergâhı
çizilmiştir : çınar, meşe, kestane ormanları ile zeytinlik ve
çamlıkların arasında Vatera - Yer güzergâhı; bostanlar ve
zeytinlikler arasındaki
küçük koy, burun ve körfezler boyunca Petra - Lapsarna
güzergâhı; bir taraftan Ege kıyıları, öbür tarafta Kaloni Körfezi,
zeytin ağaçları, gri kayalıklar, palamutları ile Kapi - Sikamia
güzergâhı ve görkemli volkanik manzara, taş, toprak, deniz ve
gökyüzü dolu Sigri - Eresos güzergâhı.
Midilli Adası, yaz aylarında kimi Ege Denizi’ ne açık, kimisi koy ve
körfezlerde korunaklı; kumsal, çakıl yada kayalık; ıssız yada
organize, çok çeşitli muhteşem sahiller sunabilir. Organize olan
sahillerin çoğu, deniz sporları yapma imkanını sunmaktadır. Son
yıllarda, yatçılık, sörf ve dalma etkinlikleri büyük bir gelişim
göstermiştir. Yaz gecelerinde, tavernalar, yerli ve yabancı dans
müziği çalan barlar, canlı müzik grupları,
konserler yada dalgarın yanı başında kuytu köşeler, en titiz
ziyaretçinin bile isteklerini karşılayabilecek niteliktedir.
Adadaki konaklama
yerleri, organize otel tesislerinden, çevre turizmi ünitelerine
kadar büyük bir çeşitlilik sunmaktadır. Gelişmiş bir karayolu
şebekesi, düzenli seferler yapan şehiriçi ve şehirlerarası otobüs
işletmeleri, taksi servisi ve oto kiralama acentaları mevcuttur.
Atina’ya hergün olan uçak seferleri, Selanik’ e de oldukça sıktır.
Deniz yolu ile, adadan Pire ve Sakız adasına hergün, Rafina,
Selanik, Kavala, Limni, Volos, Sisam ve Dedeağaç’ a haftanın belli
günlerinde seferler vardır. Küçük tekneler Ayvalık limanına
yaptıkları sık seferler ile Türkiye ile bağlantısını sağlamaktadır. |
|
MIDILLI ŞEHRİ |
|
Midilli şehri, Dogu Ege’ nin en eski şehirlerinden biridir.
Kuruluşu, M.Ö. 10. yüzyilin başlarina dayanmaktadir. Şehrin
çevresindeki çeşitli bölgelerde bulunmuş Arkaik, Klasik,
Hellenistik, Roma ve Ortaçag dönemlerine ait mimari kalintilarin
büyük çogunlugu, Arkeoloji Müzesi’ nin iki binasinda
sergilenmektedir.
Midilli şehrinde bulunan sahil binalarinin çogu, 19. yüzyilin
sonlarinda ve 20. yüzyilin başlarinda inşa edilmiştir ve görkemli
bir
fon oluşturmaktadir: eski otel “Megali Vretania”,
“Panellinion” kahvesi, Ziraat Bankasi binasi, eski otel olan
“Kolones”deki bina, bugün pastane olarak kullanilan eski Osmanli
Bankasi, Belediye Parki, Valilik’ in mermer binasi, eski Belediye
binasi.
Adanın güney - doğu
sahilleri ve yamaçları boyunca uzanmakta olan Midilli şehri,
yaklaşık 30 bin kişilik nüfusu ile eski ve yeni unsurları uyum
içinde barındırmaktadır. Eski kuzey limanının - Epano Skala olarak
da bilinen - zaman içinde görkemini yitirmesi ile bugünkü
güney limanı fiilen yerini almıştır. Aynı zamanda şehir, hem kuzey -
batı, hem de güney ve güney - batıya yayılmıştır.
Kioski ( güney limanına yakın ) ve Surada ( şehrin hava limanına
doğru çıkışında ) gibi eski mahalleler, görkemli malikanelerin
korunması ile bugüne kadar aynı soylu havayı korumuşlardır. Şehrin
bugünkü limanı, modern ve organize ( Gümrük, Turist Polisi, Liman
Müdürlüğü, yolcu bekleme salonu vs. ) olmasının yanısıra, görülmesi
gereken pekçok yer, hem şehrin merkezinde ( Arkeoloji Mόzeleri,
Bizans Sanatı Müzesi, Halk Sanatları Müzesi, Geleneksel Midilli
Evi ) , hem şehrin çevresinde ( Aya Kriaki tepesinde, mübadil
mahallesinin kenarindaki Antik Tiyatro ve liman bφlgesindeki
Kale anlamına gelen Kastro ) bulunmaktadır. Belediye parklar,
meydanlar, hem Kastro, hem de Antik tiyatro bölgelerindeki iki
yemyeşil koruluk gibi halkın gezebileceği umumi alanların da dikkate
alınması gereklidir.
GERİ DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
|
|
MİDİLLİ
ADASI |
|
Tur
Güzergâhları
Adanın başkentinden üç ana çıkış vardır : ( a ) Güney Çıkışı,
havaalanına ve Yera Körfezi’ nin güney doğu sahillerine doğru, (
b ) Kuzey Çıkışı, eski liman (Epano Skala ) ve sanayi
bölgesinden geçen güzergâh, adanın kuzey doğu bölgesine doğru, (
c ) Batı Çıkışı, ana yoldan adanın diğer tüm kasabaları ve
köylerine doğru bizi yönlendirmektedir. Ziyaretçinin yönlendirilmesi
kolaydır çünkü, tüm güzergâhlarda yeterli trafik işaretleri
bulunmaktadır. |
|
Güney
güzergâhı |
|
Şehrin güney çıkışına doğru limandaki ana yolu takip ederek,
neoklasik tarzda yapılmış villaların bulunduğu şirin Surada
ve Aklidi semtlerini geçerek ve hep sahil yolunu takip
ederek, ana kavşağın bulunduğu, zeytinliklerle dolu ve Theofilos
ile Teriade Kütüphanesi-Modern Sanat Müzeleri’ nin bulunduğu
Varya bölgesine varıyoruz. Yokuş yukarı çıkarsak, karşımıza
görkemli Arhangelos Gavriil ( Baş melek Cebrail ) Kilisesi’ nin
bulunduğu Kayani yada Taksiyarhes kasabası çıkar. Yokuştan
aşağı inersek, zeytinliklerin arasından geçen yol, bizi geleneksel
Aya Marina ve Pligoni k öylerine
götürür. Havalimanına çıkan ana yola dönerek, sahil yolunu takip
ederek, temiz plajların - yüzmek için ideal bir bölge - tadını
çıkarabiliriz ve bölgede bulunan otel tesislerinde kalabiliriz.
Midilli havaalanından sonra, deniz kenarında bulunan ve bir turizm
merkezi olan Neapoli bölgesine ulaşıyoruz.
Çam
ağaçları ile dolu yola yaklaşık 4 km daha devam edersek, deniz
kenarın daki
Kratigos bölgesine, güneye doğru devam edersek de Vigla
ve Haramida plajlarına varıyoruz. Bu güzergâhın 23.
km.sinde Ayos Ermogenis’ deki güzel plaja çıkıyoruz. Eğer güneye
doğru devam edersek bir dağ köyü olan Lutra’ ya varıyoruz. Oradan
batıya doğru çıkan tali yola saparsak güzel Skala Lutron’ a yada
Yera Körfezi’ nin karşı sahillerine deniz yolu ile geçebileceğimiz
balıkçı limanı Kunduridia’ ya varıyoruz. Bu noktadan
Lutron’ un ana yolu, zeytinlikler arasından geçerek bizi Midilli
şehrine geri götürür. |
|
Kuzey
doğu güzergâhı |
|
Bu güzergâhımıza, kuzey limanı ( Epano Skala )’ daki ana yoldan
başlıyoruz. Bu turda, Midilli Kalesi’ ni ve uzaktaki, “Kukos” (
Guguk kuşu ) adındaki eski dalgakıranı, Anadolulu Ana’ nın heykelini
görebiliriz. Güzergâhımıza deniz yolundan devam edersek ve yöredeki
sanayi bölgesinden geçerek, şirin Panayuda’ ya varıyoruz eğer deniz
yolundan değil de batı yönüne giden yolu takip edersek, Morya köyüne
çıkıyoruz ve oraya yakın mesafede bulunan Roma Su Kemeri’ ni
de ziyaret edebiliriz. Panayuda’ ya geri dönerek, kuzeye
doğru yolumuza devam ediyoruz.
Batı tarafımızda dağ köyü Afalonas bulunur. Eğer kuzey yönüne
doğru devam edersek,
ana yolun üstündeki ve görkemli Aya Varvara kilisesinin bulunduğu
Pamfila köyüne ulaşırız. Köyün daha doğusunda balıkçı limanı
Skala Pamfilon bulunmaktadır. Devamında, içinde üç ana bölgesi
bulunan Thermi bölgesine çıkıyoruz : Pirgi, Paralia ve
Lutropoli Thermis ( Thermi kaplıcaları ) bölgeleri. Bu
kaplıcaların tarihi, antik dönemlere dayanmaktadır. Aynı bölgede
Panaya “Truloti” ( kubbeli ) Bizans kilisesi ve geçen 2 yüzyılın
Midilli mimarisinin karakteristik örneklerinden olan kuleler
bulunmaktadı r.
Batı yönüne doğru, - Thermi köyünün içinden geçerek - yokuş yukarı
çıkan yolu takip edersek, şirin dağ köyleri olan Pigi ve
Komi’ ye çıkıp, yemyeşil zeytinliklerin arasından Ayos Rafail
Kutsal Manastırı’ na varıyoruz.
Sahildeki ana yola geri dönerek, sol tarafımızda çamlarla kaplı Ayos
Georgios bölgesini ve biraz ötesinde şahane bir plaj olan
Petalidi’ yi görüyoruz. Ana yolun devamında, Mistegna ve
Skala Mistegnon ile Nees Kidonies ve Skala’ sı
bulunmaktadır. Yol sahile paralel olarak devam eder ve doğu yönüne
doğru olan tali yol, önce
Aspropotamos’ un plajına, sonra da Ayos Stefanos Bizans
kilisesinin ve karşısında Tokmakya adı verilen kayalıkların
bulunduğu Ayos Stefanos’ a ulaşıyor ki orada korunma altına alınmış
olan “ Çukaladon ” ( çömlekçiler ) kasabası bulunmaktadır.
Yolun devamında, 6,5 km. mesafede olan, sonraki durağımıza varıyoruz
: dini duyguların ve geleneksel kültürün korunduğu Mantamados
kasabası. Mantamados sakinleri için, çömlekçilik sanatının geçmişten
günümüze kadar süregelen bir gelenek olduğu, sahil bölgelerindeki
çömlek atölyelerinin sayısının
çokluğundan anlaşılmaktadır. Kasabanın ortasında Ayos Vasilios
kilisesi ( 1750 ) ve restore edilmiş eski bir zeytinyağ
imalathanesinin çok güzel binasında yer alan Kültür Merkezi
bulunmaktadır. Mantamados’ un biraz dışında, Arhangelos Mihail
Manastırı ve doğu yönünde yaklaşık 7 km. mesafede Langadas plajı
bulunmaktadır. Mantamados’ tan sonra yol, kuzeyde bulunan Kapi dağ
köyüne doğru devam ediyor ve oradan tali bir yol, güzel Limani
plajına çıkıyor. Batıya doğru devam edersek, Pelopi ve İpsilometopo
dağ köylerine ulaşırken, ana yoldan da Klio köyüne gidebiliriz.
Oradan Çonya plajına giden bir yol vardır. Yolumuza kuzey batıya
doğru devam edersek, Sikamia köyüne varıyoruz. 2,5 km.
mesafede, bir kayanın üzerinde inşa edilmiş Panaya Gorgona (
deniz kızı ) Kilisesi’ nin bulunduğu şirin Skala Sikamias bulunur.
Batıya doğru giden yol, bizi Lepetimnos ve Argenos dağ
köylerine ulaştırır. |
|
Güney
- Merkez güzergâhı |
|
Midilli Adası’
nın güney ve merkezi bölgelerinin bulunduğu yörenin sınırları Yera
Körfezi’ nin batı sahillerinden, Kaloni Körfezi’ nin doğusuna
kadar uzanmaktadır. Güzergâhımızın başlangıcı yine Midilli şehridir,
fakat bu sefer şehrin doğu çıkışını kullanacağız. Yol zeytinliklerle
dolu bir bölgenin içinden uzanmakta ve yolun batısındaki ilk
kavşaktan küçük bir köy olan Alifanda, deniz kenarında bir kasaba
olan Pirgi ve Kedros’ a ulaşmaktadır. Tekrar ana yola
koyulduğumuzda, güzergâhımız Yera Körfezi’ nin paralelinde devam
etmektedir. Bu güzergâh boyunca zeytinliklerin yeşil ile denizin
mavi rengi hakimdir. Yera Körfezi’ nin bir özelliği vardır ki Ege
Denizi’ ne açılan ağzı
çok dar olduğu için kıyılarında oluşan doğal ortama bir göl havası
vermektedir. Özelliklerinden biri de, deniz kıyısındaki bir bölgede
bulunan “ Therma Yeras ” ( Yera Kaplıcaları )’ dır.
Güzergâhımızın daha ötesinde ve batı yönünde, bölgenin ekonomik
refah dönemi olan 18. ve 19. yüzyıllarda inşa edilmiş olan eski
fabrika binaları ( zeytinyağı imalathaneleri, depolar)
bulunmaktadır. Körfezin batı kıyılarına inerken, şirin köyler ve
deniz kıy ılarında
bulunan kasabalarla karşılaşıyoruz : Dipi, Pigadakia, Kato
Tritos, Mihu, Paleokipos, Plakados, Perama’ da geleneksel
Midilli mimarisinin tipik örnekleri olan güzel evler ve kiliseler
ile çoğunluğu Bizans dönemine ait eski kalıntılar bulunmaktadır.
Güzergâhımızın devamında, ana yol, Plakados’ tan Papados’ a
uzanmakta ve biraz ötesinde Mesagros ve Skopelos karşımıza
çıkmaktadır. Güneye doğru uzanan yol, bizi deniz kenarında bir bölge
olan Tarti’ ye çıkarıyor ama Plomar i
yönüne giden ana yol, bizi yamaçlardaki zeytinlikler arasında
kurulmuş Trigona ve Playa köylerine götürüyor. Bundan
sonra güzergâhımız, bir çam ormanından geçmektedir ve karşımıza
çıkan ve güneye doğru yönelen tali yolu takip edersek, turumuzun bir
durak - dinlenme yeri olacak, büyüleyici Ayos İsidoros
plajına çıkacağız.
Tekrar ana yola
çıktığımız zaman, büyüleyici su kaynaklarının ve ağaçların zengin
çeşitliliği ile baş döndürücü güzellikler
arasından
ilerleyen yoldan, batı yö nünde,
tüm sene boyunca doğal güzelliğe sahip olan ve geleneklerin sıkı
sıkıya korunduğu, sürekli kültürel etkinliklerin düzenlendiği
Plomari kasabasına ulaşıyoruz. Tipik cumbaları bulunan geleneksel
evler, taş döşemeli yollar ve de Sabun İmalathanesi, Sanayi ve
Deniz Müzeleri ile uzonun ilk defa üretildiği yer olarak kabul
edilen kasabanın eşsiz Uzo Müzesi dikkate değerdir.
Plomari’ nin yaklaşık 10 km. yukarısında, Megalohori
bulunmaktadır ve bölgenin aynı derecede ilginç olan bir başka yeri
de dağdaki Paleohori’ dir. Batıda bulunan Melinda plaj ı
yüzmek için ideal bir mekandır. Paleohori’ ye geri döndükten sonra,
kuzey doğu yönüne devam eden yolumuz, Akrasi adında bir dağ köyüne
varıyor. Orada da, güney yönünde küçük bir köy olan Drotas ve
biraz daha güneyde olan Panaya Krifti plajına giden bir yol
vardır. Akrasi’ ye döndükten sonra yolumuza devam ediyoruz.
Güney yönü üzerindeki kavşaktan sonra, Vatera’ ya ulaşıncaya
kadar, sırası ile Ampeliko, Stavros ve Kato Stavros
köyleri karşımıza çıkacaktır. Vatera, Akdeniz’ in en uzun (8-10 km
uzunluğunda ) ve temiz
plajlarından
birine sahip olan deniz kenarında turistik bir yerdir. Vatera ana
yolundan devam edersek, kuzey yönündeki Vrisa köyüne ulaşırız
ve orada bulunan Doğa Tarihi ve Paleontolojik buluntular
Koleksiyonu’ nu ziyaret edebiliriz.
Yolumuza, hep ana yolu
takip ederek devam ettiğimiz zaman,
Polihnitos
kaplıcaları’ nı ve biraz ötesinde de taş döşemeli yolları ve
geleneksel evleri ile bu bölgenin önemli bir tatil yeri olan
Polihnitos kasabasını görüyoruz. Kasabada Folklor ve Tarih Müzesi
bulunmaktadır ve Orta Okul binasında çok önemli bir antik Yunan para
koleksiyonu sergilenmektedir. Bu bölgede ( “Perivola” mevkiinde ),
tarihöncesi döneme ait ev kalıntıları ve ( “Halakies” mevkiinde )
Bizans kilisesinin kalıntıları bulunmuştur. Kuzey batı yönünde 4 km.
mesafede şirin limanı ve çok sayıda balık lokantalarının bulunduğu
Skala Polihnitu vardır. Aynı yol batıya doğru bizi, deniz
kıyısındaki Nifida bölgesine götürmektedir.
Polihnitos’ a
dönünce ve doğu yönüne giden ana yolu takip edersek, Lisvori köyüne
ulaşırız yada tali bir yol, sırası ile karşımıza Lisvori
kaplıcaları’ nı ile bir balıkçı köyü olan Skamudi’ yi ve bu
bölgenin Tuzlalarını çıkarır. Lisvori’ den başlar ve ana yola
devam edersek, Vasilika köyüne varırız. Vasilika ile
Polihnitos arasında, Damandriu Manastırı bulunmaktadır.
Vasilika köyünden, kuzey batı yönüne giden ana yola devam edersek,
Ahladeri bölgesine ulaşırız. Burası, doğal güzellikler ile dolu bir
yerdir ve bu yörede M.Ö. 231 yılındaki depremden harap olmuş Pira
antik şehri’ nin
kalıntıları, denizin içinde batık durumda
bulunmaktadır.

Tekrar ana yola dönünce
ve doğu yönüne doğru yöneldiğimizde, Olimpos Dağı’ nın yemyeşil
yamaçlarından geçen yokuş bir yoldan Ayasos kasabasına varıyoruz.
Panaya Vrefokratusa kutsal kilisesi’ nin etrafında kurulan
kasaba, adanın en şirin kasabalarından biri olup, halk sanatları (
seramik, tahta oymacılığı, dokumacılık ) burada uzun yıllardır bir
gelenek olarak sürdürülmektedir. Burada Panaya kilisesi’ nin
avlusunda bulunan Bizans - Kilise Müzesi’ ni, Folklor Müzesi’ n i,
“ Anagnostirio ” ( okuma salonu ) - sanat ve edebiyat
aydınlarının bir araya geldikleri mekan - , kocaman çınar ağaçları
ve su kaynakları ile Panaya Bahçesi’ ni ve pek çok önemli
kiliseyi ziyaret edebiliriz. Olimpos dağının yamaçlarından aşağıya
doğru indiğimiz zaman, kocaman çınar ağaçları ve su pınarları ile
serinletici mükemmel bir dinlenme yeri olan Karini mevkiine varırız.
Güney doğu yönünde daha ötede bulunan kavşaktan yokuş yukarı giden
yola saparsak, görkemli Taksiyarhis kilisesinin bulunduğu
Asomatos dağ köyüne ulaşırız. Biraz daha aşağıda, Keramya,
yemyeşil Ayii Anargiri mevkii ve İpios ile Sikunda
köyleri Midilli Adası’ nın güney ve merkez güzergâhını
tamamlamaktadır. |
|
Kuzey
güzergâhı |
|
Güzergâhımızın
başlangıcı bu sefer de Midilli şehridir. Şehrin batı çıkışını
kullanarak, ana yol üzerinde, yemyeşil ormanlık bir yamaçta kurulmuş
Lambu Mili köyüne ulaşırız. Kaloni Körfezi’ ne
yaklaşınca, Eoller tarafından M.Ö. 3. yüzyılda inşa edilmiş ve
Zeus-İra-Dionisos tanrılarına adanmış olan antik Mesa tapınağını
görüyoruz. Orman bitince, manzara değişiyor : çamlar ile dolu yöre,
doğu yönünde sonsuz bir zeytinliğe dönüşürken, batı tarafında ise
Kaloni Bataklığı’ nı oluşturan Kaloni Körfezi’ nin sonsuz mavisi ile
tuzlaların beyaz rengi hakimdir.
Bu bölgenin tek kavşağına vardığımız zaman, doğu yönüne giden yol,
bizi kökleri antik zamanlara dayanan gelenek ve göreneklerin hala
sürdürülmekte olduğu Aya Paraskevi şirin kasabasına
götürmektedir. Kasabanın taş döşemeli ana caddesinde, neoklasik
mimarinin örnekleri olan, görkemli konaklar dik katimizi
çekerken, mimari açıdan Pamegiston Taksiyarhon kilisesi ve
“Ekpedeftiria” ( okullar ) çok ilgi çekicidir. Kasabanın doğusunda
şirin bir dağ köyü olan Napi ve antik Yunan ile ilk Hristiyanlık
dönemine ait bulunmuş kalıntılar şunlardır : antik Klopedi tapınağı
( M.Ö. 8. yüzyılda inşa edilmiş - tanrı Apollon’a adanmış ) ,
“Yefiri tis Kremastis” ( Kremasti Köprüsü, M.S. 1355 - 1432 ) ve
“Paleohrıstiyaniki Halinadu” ( M.S. 550-600 yıllarında bir Manastır
Kilisesi ). Bizi Aya Paraskevi köyüne getiren kavşağ a
dönünce, Arisvi kasabasına varıyoruz. Buraya kısa bir mesafede
adanın en büyük kasabası olan Kaloni ve Midilli Adası’ nın kuzey ve
batı bölgesine götüren kavşak bulunmaktadır. Kaloni yöresi,
Aristoteles zamanından günümüze kadar bir ticaret merkezi, çok
kaliteli deniz mahsullerinin çıkartıldığı, hem bir tatil yeri, hem
de doğa araştırmalarının yapıldığı bir yer olarak bilinmektedir.
Bölgenin arkeolojik buluntuları kasabanın M.Ö. 1400 yılından Bizans
ve Ortaçağ yıllarına kadar, bir refah dönemi yaşadığını gösterirken,
Osmanlı döneminde Ortodoksluğun mer kezi
haline dönüşmüştür. Kaloni, adanın en büyük ovasında bulunup, yoğun
ticari ve kültürel faaliyetler sürdürmektedir. 4 km. mesafede, şirin
Ariyani, Keramiyo ve Papyana kasabalarını geçtikten
sonra, bölgenin tatil yeri ve limanı olan Skala Kalonis’ e ulaşırız.
Kaloni’ ye kuzey yönünde kısa mesafede, Panaya
Mirsinyotisa Kutsal Manastırı bulunmaktadır.
Kaloni’ nin kuzey
çıkışındaki yol - doğu yönünde 9 km. mesafede olan - Stipsi
köyüne ve ondan sonra tali bir yol da bizi bir dağ
köyü olan
Lafiona’ ya çıkartıyor. Kuzeye doğru devam ettiğimiz zaman - çam
ağaçlarının içinden geçen bir yoldan - büyüleyici Petr
a bölgesine ulaşırız. Tepesinde
Panaya Glikofilusa (
1742 )’ nın inşa edildiği bir kayanın etrafındaki küçük ovada
kurulan Petra, adanın önemli bir turistik yeridir.
Varelcidena ( 1740 ) konağı ve 17. yüzyıla ait, bazilika
tarzındaki Ayos Nikolaos kilisesi dikkate değerdir. Güney yönüne
giden ana yol, Anaksos kumsalına çıkarken, güney batı yönüne giden
tali bir yol, yemyeşil küçük Petri kasabasına çıkmaktadır.
Petra ana yolunu
takip ederek, kuzey yönünü tercih edersek, kayalık sahillerin
yanından geçerek, adanın en çok turist çeken yerlerinden birisi olan
Mithimna yada Molivos’ a varıyoruz. Tarihi varlığı,
tarihöncesi döneme kadar dayanan Mithimna, Akdeniz’ in en iyi
korunmuş Ortaçağ kasabalarından birine sahiptir. Zirvesinde bir
Ortaçağ Kalesi bulunan, kayalık bir tepenin yamaçlarında
kurulmuştur. Burada eski taş evler, taş döşemeli yollar, Osmanlı
döneminden çeşmeler ve dikkate değer konaklar ile karşılaşırken,
Belediye binasında bulunan Belediye Kütüphanesi ile A rkeoloji
Koleksiyonu, Belediye Galerisi ve kiliseler ziyaret etmeye değerdir.
Kasabanın ucundaki şirin liman, buranın eşsiz manzarasını
tamamlamaktadır. Ortaçağ kalesine giden yol, Eftalu plajına
kadar devam etmektedir. Turistik tesislerin bulunduğu bu şahane
sahilde, bölgenin kaplıca tesisleri de yer almaktadır. Son olarak,
Mithimna’ dan güney doğu yönüne giden başka bir yol, Lepetimnos
dağının yemyeşil yamaçlarında kurulmuş olan dağ kasabası Vafyos’
a çıkmaktadır. |
|
Batı
güzergâhı |
|
Bu
güzergâhın başlangıcı, Kaloni kavşağıdır. Manzaranın değişkenliği
etkileyicidir : denizin mavisi ile zeytinliklerin yeşilinin yerini,
kayaların bakır-kırmızı rengi ile çalıların kahve tonları alır.
Adanın en kurak fakat aynı zamanda en heyecan verici güzergâhıdır.
Bu sefer, Kaloni’ nin kuzey çıkışını kullanarak, kuzey batı
yönünde ilerliyoruz. Başlangıçta, bir dağ kasabası olan Dafya ve
batı yönünde biraz daha yukarıda, önemli bir Kilise Sanatı Müzesi ve
Jeoloji Müzesi bulunan
Limonos Manastırı’ na ulaşıyoruz. Bu
kayalık bölgedeki yokuş yukarı yolumuza devam ederken, bölgenin ilk
kasabası Filia’ ya geliyoruz ve eğer yolumuza devam edersek
karşımıza pek çok seçenek çıkacaktır : yol bizi, kuzey yönünde
Filia’ nın yukarısında Skutaro dağ köyüne, güney yönünde Anemotia
dağ köyüne götürecektir. Oradaki yol Skalohori’ ye doğru
devam ederken, batı yönüne, yani denize doğru giden yol Kalo
Limani
mevkiine varır.
Güzergâhımıza, ana yoldan devam edersek - güney yönünde bulunan
Pterounda, Hidira ve Revma dağ köylerine küçük bir yol
ile bağlanan - Vatusa dağ köyünden geçtikten sonra, batı
yönünde bulunan Perivolis Manastırı’ ndan sonra Andisa’ ya
varırız. Burası adada kurulan ilk Eol kolonisi olup, antik şehrin
kalıntıları bugünkü kasabanın kuzeyinde ve deniz kenarındadır.
Çağdaş Andisa, geleneksel küçük köy evleri ve taş döşemeli
sokaklarla doludur. Önemli bir halk sanat eserleri koleksiyonuna
sahip olan Kültür Merkezi dikkate değerdir. Kuzey yönünde yakın
mesafede bulunan kıyı bölgeleri, - kumsalı olan küçük bir balıkçı
köyü - Gavathas ve biraz daha doğu tarafında deniz kıyısında
bulunan Lapsarna’ dır. Andisa’ nın çıkışındaki yol ikiye
ayrılmaktadır ; kuzey batı yönüne giden yol Sigri’ ye
varırken, güney yönüne doğru olan yol da Eresos bölgesine
gitmektedir. Sigri’ ye giden yolu takip edersek, Ordimnos dağının
zirvesinde inşa edilmiş İpsilo Manastırı’ nı görürüz.
Devamında, Andisa-Sigri yolunun tam ortasında bir yerde, doğu
yönüne giden bir başka yol, - doğa’nın en eski eserlerinden olan ve
15-20 milyon yıllık geçmişi ile tüm dünyanın bir ilgi odağı olan -
Fosilleşmiş Orman’ a varmaktadır. Yolun sonunda, Fosilleşmiş Ormanın
bakımı, korunması, bilimsel araştırma ve incelemeler yapılması amacı
ile kurulan Doğa Tarihi-Fosilleşmiş Orman Müzesi’ nin de bulunduğu,
şirin Sigri kasabası bulunmaktadır. Kasabanın batı ucunda çok iyi
korunmuş Kale ve Bizans ile Ortaçağ dönemlerine ait başka kalıntılar
da bulunmaktadır. Kara ile
arasındaki bölgede, denizaltında çok sayıda fosillerin bulunduğu
Nisiopi adacığı dikkate değerdir. Son yıllarda, Sigri’ de,
haftada bir seferle Rafina limanı ile bağlantısı olan ticari bir
liman yapılmıştır.
Tekrar ana kavşağa dönünce, bu sefer neredeyse hiç bitkisi olmayan
çıplak kayalık tepecikleri arasından geçen ve güney yönüne giden
yolu tercih ediyoruz. Başlangıçta, Pithari Manastırı ile,
yokuş aşağı giden yolun devamında da Eresos ile karşılaşıyoruz.
Kökleri antik zamanlara dayanan bu kasaba, antik şair Sapfo’ nun ve
Theofrastos’ un doğum yerleridir. 3 km. güneyinde kavak, çınar ve
incir ağaçları ile dolu, yemyeşil bir yol, bizi adanın önemli bir
tatil beldesi olan Skala Eresu’ ya getirir. Skala’ nın kuzey
doğusunda Eresos antik şehrinin kalıntıları
“Ksokastro” mevkiinde bulunmaktadır : antik tapınaklar,
agora, yönetim binaları, tiyatro ve surların kalıntıları vardır.
Vigla mevkiinde bir Venedik ve bir Osmanlı kulesinin ve İlk
Hristiyanlık dönemine ( M.S. 5. yüzyıl ) ait bazilikaların
kalıntıları da bulunmaktadır. Oraya yakın, antik yıllardan Osmanlı
dönemine kadar olan bir periyoda ait en önemli buluntuların
sergilendiği, Arkeoloji Müzesi bulunmaktadır. Skala Eresu’ dan doğu
yönüne doğru giden yol, Mesotopos’ a çıkarken, güney yönüne
giden tali bir yol ise, Tavari koyuna varmaktadır. Bu bölgenin diğer
kıyı mevkileri - ki buralar yüzmek ve dinlenmek için idealdir -
Hrusos ve Podaras mevkileridir. Mesotopos’ a dönünce,
doğu yönüne doğru yolumuza devam edersek, bir dağ köyü olan Agra’ ya
ulaşırız ve oradaki
güney yönüne giden yol, bizi deniz kıyısındaki Makara ve
Apothika mevkilerine götürür. Buradaki bazı yapıların
kalıntıları, bu bölgede antik zamanlardan bu yana ikamet edilmekte
olduğunu ve refah içinde yaşanıldığını göstermektedir. Güzergahımız
denize paralel olarak devam ediyor ve manzara yavaş yavaş zengin
bitki örtüsüne ve denizin büyüleyici güzelliğine dönüşmektedir.
Güzergahımızın doğusunda, yemyeşil Parakila köyünden
geçtikten sonra, denize ulaşan yol, Skala Parakilon’ a varmaktadır.
Bu noktadan güney doğu yönüne doğru gidersek, Skala Kalonis’ e
varırız. |
|
TARİH |
|
Mitolojiye
göre, adanın ilk sakinleri Pelasgos’ lar idi ve onlardan dolayı ada,
“Pelasgiya” olan ilk adını almıştır. Tarih öncesi dönem
boyunca “Makaria”, “Lassia”, “Aiolis”, “Aithiopi” gibi pek
çok değişik isimler almıştır. Bugünkü adı “Lesvos” Teselya’
lı kahraman Lapithos’ un oğlu olan Lesvos’ tan almıştır. Günümüze
kadar ulaşan Midilli, Kaloni, Andissa, Eresos, Mithimna gibi
mitolojik kökenli pekçok yer ismine rastlanmaktadır.
Arkeolojik kazıların buluntuları geç Neolitik dönemden itibaren
adada insanların ikamet ettiklerini göstermektedir. M.Ö. 1393 - 1184
yılları arasında adayı Akalılar ele geçiriyor. Ada, M.Ö. 1110 - 1100
yılları arasında Eoller tarafından ele geçiriliyor. Eoller adanın
eski sakinleri ile karışıp, kendi uygarlıklarını ve dillerini
yaymaları ile zaman içinde ada, Doğu Ege uygarlığının önemli bir
merkezi olarak gelişti. Arkaik döneminde (
M.Ö. 7. - 6. yüzyıllarda ) adanın ticari ve dünyaya açılma
faaliyetlerinin yanısıra önemli bir kültürel gelişim de
kaydedilmektedir.
Adaya çeşitli halkların yerleşmesinden sonra ve adanın savaşlara
katıldığı çalkantılı bir dönemden sonra, M.Ö. 88 yılında ada
Romalılar tarafından işgal edilmiştir. M.Ö. 62 yılından M.S. 70
yılına kadar kısmi özerk bir yönetim dönemi devam etmektedir ve Roma
devleti Doğu ile Batı olarak ikiye bölündüğünde Midilli adası Doğu,
yani Bizans Devleti’ ne geçmiştir. M.S. 53 yılında Aziz Pavlos,
Hristiyanlığı yaymak ve öğretmek üzere adayı ziyaret ediyor.
Bizans döneminde ( 324 - 1453 ) ada, zaman zaman Araplar,
Venedikliler ve
Katalonyalıların saldırısına uğramaktaydı. 1354 yılında ada,
İmparator 5. İoannis Paleologos tarafından kız kardeşinin mirası
olarak Cenevizli Francesco Gateluzo’ ya devredilmiştir. Gateluzo
ailesi 107 yıl boyunca adayı yönetmişlerdir, başka bir deyiş ile;
Osmanlılar 1462 yılında adayı ele geçirinceye kadar.
Osmanlılar döneminde ( 1462 - 1912 ) adada zor günler yaşanmıştır.
Fakat 19. yüzyılda ticaret ve endüstrinin gelişmesi sonucu olarak,
Midilli Adası’ nda, adaya kültürel bir patlama getiren ve şehri
kozmopolit bir limana dönüştüren güçlü bir burjuva sınıfı doğmuştur.
1912 yılında Midilli Adası, Yunan Donanması tarafından serbest
bırakılıyor ve kesin olarak, 1914 yılında Londra ve Atina
antlaşmalarına göre, Yunanistan’ a devrediliyor. Yunanistan’ ın
adadaki hakları 1923 yılında Sevr ve Lozan Antlaşmalarınca resmi
olarak tanınmıştır. 1939 yılında Yunanistan’ ın 2. Dünya Savaşı’ na
katılmasından sonra, barış, Midilli Adası’ na nihai olarak 1944
yılında dönüyor.
Savaş sonrası dönemde ( 1950 - 1960 yıllarında ) , Yunanistan
genelinde yaşanan ciddi ekonomik problemler yüzünden ada
sakinlerinin, Batı Avrupa ve Amerika kıtasına büyük göç akımları
kaydedilmiştir. Midilli kültürü, memleketinden uzakta olsa da, kendi
kültürel kimliğini ve özelliğini zaman aşımına uğratmayarak korumaya
devam etmektedir. |
|
KÜLTÜREL
GELİŞİM |
|

Midilli Adası, yüzyıllar boyu uzayıp giden tüm tarihi boyunca
kalıcı, aydın kişiler çıkarmıştır: Lirik şiirin yaratıcısı olan
Terpandros ( M.Ö. 700 ) , Antik dünyanın 7 bilgesinden biri olan
Pittakos ( M.Ö. 648 ) ,
karizmatik lirik şairi ve kitara çalan Arion ( M.Ö. 625 ) ,
çok önemli bir lirik şairi olan Alkaios ( M.Ö. 600 ) , antik
dünyanın en önemli şairi olan Sapfo ( M.Ö. 620 ) ki onun
şiirlerinin duygusallığı ve ihtirası yüzünden, haklı olarak, o
döneme kadar dokuz tane olduğuna inanılan ve her birinin bir sanat
dalının ilham kaynağı olduğuna inanılan, ilham perilerinin ( Musa’
ların ) “onuncusu” olarak nitelendirilmiştir. Antik dünyanın başka
önemli kişilerinden, önemli filozof ve botanikçi - botanikçiliğin
“babası” olarak da bilinen - Theofrastos ( M.Ö. 372 ) ve Pompei’ nin
Anadolu seferlerini takip eden önemli tarihçi Theofanis ( M.Ö 100 )
sayılabilir.
Roma - Bizans döneminde adada, bir durgunluk kaydedilmiştir. Osmanlı
döneminin ilk yıllarında, ada entellektüel açıdan kış uykusundaydı,
fakat kültürel bir merkez rolünü üstlenmiş olan Limonos manastırı
ile
M.S.
15. yüzyılda kültürel hayat yeniden canlanmaya başlamıştır.
18. yüzyılda Hungrovlahialı İgnatios ve en büyük Milli
aydınlardan biri olan Lesvoslu Benyamin gibi önemli
şahsiyetler meydana çıkmışlardır.
19. yüzyılda Dimitrios ve Grigorios Vernardakis
kardeşler, Georgios Aristidis ve
Hristoforos Lelios, Yunan
kültürünü ve bölgenin
kültürel hayatını desteklemişlerdir.
20. yüzyılda, Argiris Eftaliotis, Modern Yunan Edebiyatını
tekrar canlandırmıştır ve aynı zamanda büyük yazarlar Stratis
Mirivilis ve İlias Venezis eserleri ile tüm dünyanın
okurlarına insani ve savaş karşıtı mesajlar sunmuşlardır. Şiirleri,
Sapfo’ nun şiirleri ile birlikte, Midilli’ nin biricik ve kendine
özgün havasını tüm dünyaya tanıtmış olan ve Nobel Ödülünü kazanan
Odiseas Elitis gelinceye kadar, Asimakis Panselinos, Nikos
Kampas, S. Paraskevaidis, M. Kunduras gibi aydınlar, Midilli edebi
“Bahar”ını aydınlatmışlardır.
19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başlarında, resim kendi
önemli sanatçılarını çıkarmıştır: F. Kontoglu, İakovidis,
Protopatsis, O. Kanellis, halk ressamı Theofilos Hacimihail,
sanat kitapları basımcısı ve ileriyi gören Stra tis
Eleftheriadis - Teriade gibi şahıslar Midillili aydınlar
listesine eklenmiştir.
Günümüze kadar - 21. yüzyılın başlarında - adadaki kültürel hayat, p ek
çok değerli aydın ve bitmek tükenmek bilmeyen Midilli Kültürel
“Bahar”ının sonsuza dek sürmesine katkıda bulunan kültür
dernekleri tarafından devam ettirilmektedir. |
|
FOLKLOR -
KÜLTÜR |
|
|
|
Halk Sanatları
Adanın sakinlerinin sanatlar ile uğraşısı, arkeolojik kazıların
buluntularının kanıtladığına göre, M.Ö. 14 yüzyıla dayanmaktadır.
İlk önce, çömlekçilik sanatı gelişmiştir. Çünkü adanın toprağı bunun
için gerekli olan ham maddesi ( kil ) açısından çok zengindir.
Kısmen bakırcılık da gelişmiştir. Genellikle Ayasos ve
Mantamados bölgelerinde bulunan çok sayıdaki atölyenin çalışması ile
Midilli Adası, yavaş yavaş bir seramik üretim merkezi haline
dönüşmüştür. Bu bölgelerde, adanın doğasından ve Bizans geleneğinden
aldığı motiflerini kullanarak, günlük eşyaların yanısıra, süs
eşyaları da üretilmektedir. Yukarıda sözü edilen bölgeler - bugün
bile - aralıksız olarak seramik üretiminde öncü durumdadırlar ve
seramik sanatı ile çömlekçiliğin örnekleri, adada bulunan çeşitli
Halk Sanatları Müzeleri ve Folklor Koleksiyonları’ nda
sergilenmektedir.
Aynı zamanda, genellikle zeytin ve kestane ağaçlarının bolluğundan
dolayı tahta oymacılığı da gelişmiştir. İlk önce, usta işi kilise
tebloları, ikon çerçeveleri ve buna benzer eşyalar; genellikle de,
yalnızca kilisenin içinde kullanılan dini eşyalar imal
edilmekteydi. Fakat yavaş yavaş adadaki evlerin süslenmesinde (
cumba, tavan, kapı ve iç merdivenlerde ) ve aynı zamanda
mobilyacılıkta da kullanılmaya başlanmıştır. Hem geleneksel
hem modern Midilli evlerini süsleyen sandıklar meşhurdur.
Kullanılan motifler - seramik sanatında da olduğu gibi - adanın
doğasından ve Bizans geleneğinden
gelmektedir. Günümüzde adaya gelen ziyaretçi, tahta oymacılık
eserlerini adanın çeşitli Folklor ve Dini Müzeleri’ nde takdir etme
olanağını bulmanın yanısıra, tahta oyma atölyeleri ve sergilerini de
ziyaret etme imkanına sahip olacaktır.
Bununla birlikte, hem geleneksel tahta tezgahların kullanımı, hem
de dokumaları süsleyen, bitkisel boyalarla boyanmış ipliklerin
kullanımı sonucunda elde edilen rengarenk dokumaların üretimi ile
dokumacılık da büyük bir gelişim göstermiştir. Dokumacılık
genellikle kadın işi olup, kullanılan motiflerde doğadan
esinlenilmiştir. Dokumalar, günlük ve bayramlık kullanım için
iki kategoriye ayrılmaktadırlar. Günümüzde adaya gelen ziyaretçi,
dokumacılık eserlerinden örnekleri adanın çeşitli Folklor Müzeleri’
nde görme imkanına sahip olmakla birlikte, adanın köy ve
kasabalarındaki Kadın Kooperatifleri ve dükkanlarından eşsiz
güzellikte dokumalar satın alabilecektir. |
|
|
|
Gelenek ve Görenekler
Ada
sakinlerinin gelenek ve görenekleri, kuvvetli dini duyguların dışa
vurumuna sıkı sıkıya bağlıdır. Her dini bayramda, kökleri asırlar
öncesine dayanan gelenek ve görenekler canlandırılmaktadır. Mesela,
Noel ve Paskalya gibi büyük Hristiyan bayramlarında, geleneksel
yemekler ve tatlılar yapılıp, bayramlara özel şarkılar ile
geleneksel etkinlikler sürdürülmektedir. Aynı zamanda, doğum,
vaftiz, düğün gibi bir insan hayatındaki en önemli olaylar da, bu
yörenin geleneklerine sıkı sıkıya bağlıdır. Günümüzde bu gelenek ve
göreneklerin korunması amacı ile, çeşitli kültür dernekleri
tarafından önemli çabalar harcanmaktadır. Çünkü bu gelenek ve
görenek, Midilli kimliğinin önemli bir parçasıdır. |
|
|
|
Yöresel Müzik ve Danslar
Hem Midilli müziği ve hem de yöresel danslar, Ege kıyılarında ikamet
eden Rumların müzik akımlarından etkilenmiştir. Günümüzde bile, halk
müzik toplulukları geleneksel giyimleri ile dansçılarının eşliğinde,
Midilli hayatının tüm sevinçli anlarına eşsiz bir şekilde mutluluk
ve canlılık katmaktadır : panayırlar, nikah törenleri, dini ve milli
bayramların etkinliklerinde. Özellikle, her Midilli müzik
topluluğunda yer alan, telli bir müzik aleti olan santur gibi
geleneksel tarzda müzik aletlerinin üretimi de dikkate değer
ölçüdedir. Adanın en meşhur dansları “Lesviyakos”, “Balos”
ve “Mitilinaikos” ruhun serbestçe ifadesinden ve yöreye
ait leventlik havalarından çıkmaktadır. |
|
|
|
Yöresel Kıyafetler
Adanın pek çok kasabasında, yöresel kıyafetler içeren folklorik
koleksiyonlar bulunmaktadır. Bu koleksiyonlarda, yöresel
kıyafetlerin seçkin örnekleri sergilenmektedir. Midilli kıyafetinin
temel özelliklerinden biri, “vraka” ( şalvar ) dır. Kadın ve
erkek için olabildiği gibi, kullanımına göre ( günlük yada bayramlık
) , ince yada kalın kumaşlardan da yapılabilir. Daima siyah olan
şalvarları dışındaki erkek kıyafetleri, siyah yada beyaz gömlek,
siyah yelek ile “kaçula” diye adlandırılan yöresel siyah bir
başlık ve siyah ayakkabıdan oluşmaktadır. Kadın kıyafetleri,
rengarenk şalvar ve onu uygun gömlek yada etek ile başlarındaki
tipik “çemberi” (baş örtüsü ) diye adlandırılan örtüden
oluşmaktadır. Ada sakininin kıyafetlerini normal ve kalın paltolar,
kürk, kepenek, kadınların altın işlemeli elbiseler ile uçuk
renklerde ipek dokumalar tamamlamaktadır.
|
|
|
|
Yöresel Etkinlikler
Özellikle yaz aylarında olmak üzere, ada sık sık kurulan panayırlar
ile canlanmaktadır. Genellikle üç gün süren bu panayırlarda,
alışılagelmiş şarkı ve dansların yanısıra, zaman zaman at yarışları
yada başka yarışmalar, hatta dinsel törenler yada çeşitli kültür
etkinlikleri de düzenlenmektedir. Adada en çok ilgi gören yortular
arasında Miroforos ( Kutsanmış Yağ taşıyıcıları ) Pazar gününe denk
gelen Mantamados’ daki Taksiyarhis yortusu ve 1 Haziran tarihindeki
Aya Paraskevi’ de kutlanan Tavros ( boğa ) yortusudur. Hristiyanlık
öncesi döneme dayanan bir gelenek olan boğanın kurban edilmesi ve at
yarışları, her iki yortunun da ortak olan özelliklerindendir. Bütün
gece boyunca şarkılar eşliğinde, büyük kazanlarda pişirilen
“keşkek” ( buğday ve bol kimyonla birlikte haşlanmış et ),
ertesi sabah ziyaretçilere ikram edillir. Özellikle Petra ve Ayasos’
ta bambaşka bir görkemle kutlanan 15 Ağustos yortusu ( Meryem Ana’
nın vefatı ) tüm ada için çok önemli bir gündür. Adanın dört bir
yanından her yaştan insanın geldiği bu
köye, bazılarının da yürüyerek geldiğine sık sık rastlanmaktadır. Bu
insanların birçoğu kilise avlusunda yada çevresinde geceyi
geçirirler. Karnaval kutlamaları çok eğlenceli geçmektedir.
Özellikle de Mesotopos’ taki “çıngıraklılar” ve Ayasos’ ta
insanların birbirine yaptığı alay dolu atışmalar yüzyıllar boyu süre
gelen bir geleneğin devamıdır.
Yaz boyunca adanın çeşitli yerlerinde şenlikler düzenlenmektedir :
Skala Kalonis’ teki Sardalya Şenliği, Midilli şehri ve
Plomari’ deki Uzo Şenlikleri, Petra ve Skala Polihnitu’ daki
Trol Kayığı Şenlikleri gibi. Çeşitli konserler, tiyatro gösterileri,
resim ve fotoğraf sergileri, konferanslar, at yarışları ve
panayırlar, yöresel şarkı ve dans geceleri gibi etkinlikler
ziyaretçilerin boş zamanlarını değerlendirmelerine olanak tanır. |
|
Midilli Adası’ nın
İçmeleri |
|

Midilli Adası’ nda şiddetli volkanik faaliyetler pek çok
içmelerin oluşmasına sebep olurken, kaplıca tesislerinin -
arkeolojik kazıların buluntularının bize gösterdiğine göre -
kullanımı, antik çağlara kadar dayanmaktadır. Şu ana kadar, var olan
kaynakların büyük çoğunluğu değerlendirilmemişti fakat yerel
yönetim, bunları doğal ve kültürel çevre ile uyum içinde ve iyi bir
şekilde değerlendirmeye yönelmiştir. En önemli kaplıcalar şunlardır
:
Thermi Kaplıcaları
: Midilli Adası’ nın kuzey
batısında Thermi’ de bulunmaktadırlar. Orada bulunan Helenistik
mermer, Roma
yazıtları ve Osmanlı binalarından anlaşıldığı gibi, bu kaplıcalar
antik çağlardan bu yana insanlara şifa vermektedir. Demir içerikli
kaynakların ısısı 46,9 °C ( 0,6 radyoaktivite derecesi ) olup,
romatizma, deri hastalıkları ve simdirim sistemi hastalıklarına şifa
vermektedir.
Yera Körfezi
Kaplıcaları :
Yera Körfezi’ nin doğu kıyısında bulunmaktadır. Kaynağın etrafındaki
arkeolojik buluntular, antik zamanlardan bu yana kullanıldığını
göstermektedir. Osmanlı döneminde kaplıcalar yenilenmiştir ve bunu,
Türk Hamam tarzına göre yapılmış iç dekorasyonundan anlamaktayız.
Günümüzde, Midilli Şehri Belediyesi’ nin himayesinde işlemektedir.
Kaplıcanın klorlu ve tuzlumsu olan suyunun ısısı 39,5 °C ( 1,8
radyoaktivite derecesi ) olup, mide bölgesindeki hastalıklara,
vücutta su toplanmasına ve başka rahatsızlıklara şifa vermektedir.
Polihnitos
Belediyesi Kaplıcaları :
Adanın batısındaki
Polihnitos kasabasının güney doğusunda bulunmaktadır. 60 metre
rakımdaki Almiropotamos deresinin kıyılarından 5 kaynak
fışkırmaktadır. B elediye
bunların iki tanesini yenileyerek, işletmektedir. Tesise en yakın
kaynağın ısısının 86,7 °C ( 1,6 - 6 radyoaktivite dereceleri )
olması ile Avrupa’ nın en sıcak kaplıcasıdır. Klor ve sodyum
içerikli kaplıcalar, kalça ağrıları, adale ağrıları ve kadın
hastalıklarına iyi gelmektedir.
Mithimna Eftalou
Kaplıcaları :
Midilli Adası’ nın kuzey
batısında, Mithimna’ ya 3 km. mesafede bulunmaktadır. Suyun ısısı
46,8 °C olup, radyum ve klor içermektedir. Romatizma, tansiyon ve
safra kesesi tedavisi için önerilmektedir.
Lisvori’ deki
Ayos İoannis Kaplıcaları :
Polihnitos
Belediyesi kaplıcalarının kuzeyinde bulunmaktadır. Suyun ısısı 69 °C
olup, kimyasal içeriği, Polihnitos kaplıcalarınınkine benzemektedir. |
|
MÜZELER - KALINTILAR - MANASTIRLAR - KİLİSELER |
|
|
|
Theofilos Hacimihail Müzesi
Midilli şehrinin Varya isimli semtinde bulunmaktadır. Müze,
Midillili değerli mimar G. Gianulelis tarafından
tasarlanan ve 1964 yılında Midillili sanat eleştirmeni - basımcısı
olan ve eserleri ile bu büyük halk ressamını ( Theofilos Hacimihail
) yücelten Stratis Eleftheriadis’ in ( Teriade ) bağışları ile,
zeytinlikler ile dolu bir bölgede, inşa edilen, yalın mimariye sahip
olan bir binada barınmaktadır. Müzenin salonlarında, artık saygı
duyulan halk ressamı Theofilos’ a ait, Teriade’ nin özel
kolleksiyonundan Midilli Belediyesi’ ne hibe edilen, 86 eseri
sergilenmektedir.
Theofilos Hacimihail, kendini eğitmiş bir ressam olarak, geçen
yüzyılın ( 20. ) Yunanistan halk resim sanatının en önemli
temsilcisidir. Doğduğu ( 1868 - 1934 ) ve çocukluk yıllarını
geçirdiği şirin Varya semtini, yürekten ve ihtirasla sevmiş ve resim
eserlerine bu sevgisini cömertçe aktarmıştır. Yerinde duramayan ve
hayalperest bir kişi olarak, İzmir’ den Pilio ve Larisa’ ya kadar
seyahat etmiş ve ressamlık hayatının ilk iki periyodunu bu
bölgelerde yaşamıştır. Adanın kurtuluşundan ( 1912 ) sonra,
resimlerinin üçüncü ve son periyodunu tamamladığı Midilli şehrine
dönmüştür. Orada, sanatçının eserlerinin değerinin anlaşılmasını
kendisine borçlu olduğumuz ve eserlerinin dünyada uluslararası
boyutlarda tanıtımını sağlayan, değer görmüş sanat eleştirmeni ve
basımcı Teriade ile tanışmıştır.
Theofilos’ un sanatı, Pilio ve Midilli Adası’ nın çeşitli
binalarında ( ev ve dükkanlarda ) muazzam sayıda resim ve fresklerde
görülmektedir. Eserlerinin konuları - genel olarak tarihi ve
duygusal - onun ruh halinin iki ana unsurunu yansıtmaktadır:
duygusal bir memleket sevgisi ve romantizme eğilimi. Yunan halkının
tarihi - antik dönemlerden 1821 yılına kadar yani,
Yunanlıların Osmanlılara karşı Yunan Direnişi’ ni başlattıkları yıla
kadar - ona sevdiği kahramanları sağlamaktadır : Büyük İskender,
Konstantinos Paleologos, Kolokotronis, Markos Boçaris vs.
Duygusal resimlerininin figürlerini, romantik romanlardan ve çeşit
çeşit kartpostallar dan
buluyor : Aretusa ve Erotokritos, Romeo ve Jüliet ile resimlerindeki
tüm kadın figürleri. Theofilos’ un bu iki ilham kaynağına yaşadığı
çevreyi de eklememiz lazımdır. Yunanistan’ ın doğası ve romantik
sahneler eserlerinin çoğuna damgasını vurmaktadır.
Theofilos’ un sanatı, gerçek halk resim sanatının tüm özelliklerine
sahiptir : canlı renkler ( genellikle doğal maddelerden kendisi
tarafından elde edilmiş ) , özgünlük, içtenlik ve dürüstlük gibi
unsurlar ki bunlar, eserlerinde rastlanan teknik yetersizliği ve
tarih ile ilgili yaptığı tutarsızlıkları dengelemektedir.
Müzede sergilenen eserlerinin çoğu, sanatçının resim yaşamının
olgunluk periyoduna ait ve özel renk uyumları, resimlenen kişilerin
gerçekçi orijinalliği, canlılığı ve halk ressamının doğasında
bulunan içtenlik duygusu ile ün kazanmıştır. Müze, bu büyük
sanatçının eserlerinin çok seçkin bir görüntüsünü vermeyi
başarmıştır. Yakında Midilli şehrinde, Theofilos’ un hayatının pek
çok yılını geçirdiği ev de, müzeye çevrilecek ve ziyarete
açılacaktır. |
|
|
|
Modern Sanat Müzesi - Eleftheriadis - Teriade Kütüphanesi
Midilli şehrinin Varya isimli semtinde, Theofilos Müzesi’ nin
yakınında bulunmaktadır. Stratis Eleftheriadis
Midilli şehrinde doğmuş ( 1897 - 1983 ) , küçük yaşta Paris’ e
gitmek üzere ayrıldı ve orada hukuk okudu. Fakat kısa zamanda resim
sanatına duyduğu ilgi, onu bu sanat ile daha derinden ilglilenmesine
olanak tanıyan bir sanat eleştirmenine dönüştürüyor. Sanat içerikli
dergi ve kitapları basımında o dönemin yayıncıları ile birlikte
çalıştı ve 1937 yılında kendi yayın evi olan VERVE’ yi (
“ilham” ) kurdu. Aynı isimli dergide parlak yazar, ressam ve şairler
ile birlikte çalıştı ( Müzenin girişinde bu derginin sayıları
bulunmaktadır ) . Kısa zamanda Teriade’ ın kafasında yeni bir fikir
doğdu. Çeşitli sanatçı - dostlarını “Büyük Kitapların” basımına
teşvik ve ikna etme fikriydi aklına gelen. Verve dergisinin
sayılarında var olan resim eserlerinin reprodüksiyonları iken, elde
yapılmış ve az sayıda çıkan ( 180 -
250’ ye kadar ) “Büyük Kitaplar” orijinal sanat eserleri olup, her
biri sanatçılar tarafından imzalanmış ve numaralandırılmıştır.
Teriade’ ın resimli kitap fikri, onun yayıncı olarak tecrübesinin ve
Ortaçağ’ ın el yazmaları ve resimleri hakkındaki derin bilgisinin
sonucu olarak gelişmiştir. 1964 yılında, Midilli Belediyesi’ ne
Theofilos Müzesi’ ni hibe etmiştir ve daha sonra, Midillili mimar G.
Gianulelis’ in tasarımı ile yalın bir mimariye sahip ve
Theofilos Müzesi’ nin bulunduğu aynı bölgede Modern Sanat M üzesi’
ni kurmuştur.
Müzenin her salonunda, her bir “Büyük Kitap” vitrin içinde
sergilenmekte; duvarlarda ise, “Büyük Kitap”a ait resim ve
sayfaların çoğu ziyaretçilere sunulmuştur. Duvarda asılmış eserler,
numaralandırılmış kitabın basımından önceki son deneme sayılarıdır.
Bu resimler sayesinde, ziyaretçi ilham konusunda yaratıcılık
çabalarını seyredebilir ve böylece, adeta resim - şiir diyaloğunda
yer alabilir. Teriade’ ın amacı zaten buydu ve bu amacını
başarmaktadır ve hatta bu başarısı o kadar doruk noktasına
ulaşmaktadır ki Müzenin adı, “Açık Kitap”a dönüşebilir. Müzede aynı
zamanda, Theofilos’ un 37 eseri, Çaruhis’ in altı eseri ve
Kaliyannis’ in de üç eseri sergilenmektedir |
|
|
|
Arkeoloji Müzesi ( Eski Bina )
Midilli
şehrinin güney limanı civarında bulunmaktadır. 1912 yılında inşa
edilmiş ve bugün korunma altına alınmış muazzam bir konakta
barındırılmaktadır. Merkezi binada, Tarihöncesinden Roma dönemine
kadar uzanan geniş bir periyoda ait eserler; heykelcikler, seramik
ve takılar sunulmaktadır. Avlusunda ise, ağır eserler
yerleştirilmiştir : Klopedis’ in antik tapınaklarından eşsiz
Eol sütun başlıkları, Arkaik dönemden Roma dönemine kadar uzanan
periyoda ait en önemli yazıtlar, mezar taşları, rölyefler (
kabartmalar ) , heykeller ve paralar. Müzede şu kolleksiyonlar
bulunmaktadır : 20. Tarihöncesi ve Klasik Eserler Dairesi’ nin
kazılarından buluntular, Ayos Vartholomeos Neolitik Mağarası
kazılarının buluntularının yanısıra özel kişilere ve derneklere (
Simantiri, Grimani, Alatza, Lagu, Binu vs. ) ait ve müzeye hibe
edilmiş buluntular |
|
|
|
Arkeoloji Müzesi ( Yeni Bina )
Arkeoloji Müzesinin eski binasına yakın, çok modern ( 1995 ) bir
sergi salonunda barındırılmaktadır. 1999 yılında kurulan ve heykel,
günlük eşyalar ve antik villalardan usta işi mozaikler sergilenmek
ile amacı, M.Ö. 2. yüzyıldan M.S. 2. yüzyıla kadar Midilli
adasındaki hayat tarzının bir görünümünü, ziyaretçiye sunmak olan
müzenin salonlarında kalıcı olarak “Hellenistik dönemden Roma
dönemine kadar Midilli adası” adlı koleksiyon sergilenmektedir.
Koleksiyonun sunumu, sergilenen eserlerin genel olarak daha iyi
anlaşılması için, açıklayıcı metinler,
haritalar ve maketler ile tamamlanmaktadır. Müzede şunlar
sergilenmektedir: Aya Kiriaki tepesinde meydana çıkarılan lüks
villalardan mozaik tabanlar ve freskler - ki bunlar Midilli adasının
M.Ö. 2. yüzyıldan beri önemli ticari gelişiminin sarsılmaz
kanıtlarıdır - ve Hellenistik ile Roma dönemlerinden değerli
heykeltraşçılık örnekleri ( kabartmalı mezar taşları, heykeller ve
portreler ) |
|
|
|
Bizans Sanatı Müzesi 
Midilli şehrinin merkezinde olan bina, 1978
yılında Ayos Therapontas kilisesinin karşısında inşa edilmiştir.
Müzede Bizans ve Bizans sonrası dönemlerinden önemli dini eşyalar
sergilenmektedir. Sergilenen eserler pahası biçilmez ikonlar, dini
eşya ve kıyafetler, tahta oyması işler, ender el yazmaları ve eski
dini kitaplardan oluşturulmaktadır. İkon sergisi, 13. yüzyıldan 19.
yüzyıla kadar uzanan bir dönemi kapsamaktadır. Ressamları bugün bize
meçhul olan özellikle üç tane büyük boydaki ikon görkemlidir:
Pantokratoras ( Kadiri Mutlak ) , Ayos İoannis Theologos ( İncil
yazarı Aziz Yahya ) ve Ayos ( Aziz ) Georgios ikonları.
|
|
Kaleler |
|
|
|
Midilli Kastro’ su ( Kalesi )
Midilli
limanına yakın, çamlık bir tepenin zirvesinde inşa edilmiş olan
Midilli Kalesi, Akdeniz’ deki en büyük kalelerden biridir. İnşaasına
antik yapı malzemeleri kullanılarak, Bizans döneminde ( M.S. 483 -
565 ) başlanan kale, Cenevizli Gateluzo’ ların hükümdarlığı
döneminde ( 1355 - 1462 ) tamamlanmıştır. 1373 yılında ilk
Cenevizli Gateluzo hükümdarı olan 1. Francesco tarafından kaleye -
burçlu ve hendekli - pek çok kule daha eklenmiştir. 1384 yılında
kale yıkıcı bir depremden dolayı harap olmuş ve bu olaydan sonra
tekrar inşa edilmiştir. Daha sonra, savunmasını güçlendirmek amacı
ile, kale yeni unsurlar ile donatılmıştır ( yeni burç, hendek ve
toplar ile ) . 1462 yılında, kale Osmanlılar tarafından ele
geçirilmiştir.
Bugün bile, üzerinde kabartmalı bir şekilde Gateluzo ailesine ait
hanedanlık armasının çok açık bir şekilde gö ründüğü
ve aynı zamanda Roma’ dan çeşitli düello sahnelerinin işlendiği,
taştan bir levhanın sarayın duvarına yerleştirilmiş olduğu,
dikdörtgen bir şekilde, taştan yapılmış bir kule olan Galetuzo’
ların sarayı hala ayakta kalmıştır. Buna ilaveten, kalenin dış
kapısında, üzerinde Paleologos’ ların hanedanlık armasının bulunduğu
bir levha bulunmaktadır. Osmanlı döneminde, kaleye yeni unsurlar
eklenmiştir ve o döneme ait olan medrese de bugün hala ayaktadır.
Kalenin içinde, savaş zamanlarında şehrin kadın ve çocukları için
barınak olarak kullanılan yeraltı pasajları ile dört bin metreküplük
bir sarnıç da bulunmaktadır. Günümüzde bu kale, yaz aylarında kültür
etkinliklerinin yapıldığı bir yer olarak kullanılmaktadır. |
|
|
|
Midilli Antik Tiyatrosu
Şehrin kuzey - batı ucundaki çamlık Aya Kiriaki tepesinde
bulunmaktadır. 1958 yılında arkelojik kazılar sonucunda meydan
çıkarılan, mükemmel bir akustiğe sahip olan ve yaklaşık 15.000
kişilik bir seyirci kapasitesi bulunan tiyatro, antik zamanların en
büyük tiyatrolarından biri olarak kabul edilmektedir. Bir anlatıma
göre, Roma İmparatoru Pompei, bu tiyatroyu ziyaret ettikten sonra,
onun mimarisini taklit ederek, Roma’ da buna benzer bir tiyatro inşa
etmeye karar vermiştir. |
|
|
|
Morya’ daki Roma Su Kemeri
Midilli şehrine 6 km. mesafede bulunan Morya’ ya 600 m.lik mesafede
bulunmaktadır. Roma dönemine ( M.S. 2. yüzyıl ) aitolan bu taştan
yapılmış eserin adada bir benzeri daha bulunmayıp, Ayasos bölgesinin
su kaynaklarından Midilli şehrine su taşımakta idi. Bugün onarım
çalışmaları sürmekte olan ve halk arasında “Kemerler” olarak
adlandırılan kemerin en büyük kısmı kurtarılmış bulunmaktadır: Yakın
bir ocaktan çıkarılmış, gri renkli mermerden oyulmuş on iki tane
sütun ve bunların arasında orta sırasının yedi adet kemeri, alt
sırasının ise bir kemeri hala ayakta kalmıştır. Tepesindeki tuğladan
yapılmış kemerlerde bulunan su kanalları ile su taşınmaktaydı. Sular
Olimpos dağındaki Megali Limni’ ( Büyük Göl ) de biriktirildikten
sonra, yaklaşık 22 kilometre uzunluğundaki su kanalları boyunca
akarken, buna başka kaynaklardan da sular ekleniyordu. Adanın orta
kısımlarındaki bölgelerde, bu su taşıma sisteminin bazı kısımları
hala görülmektedir. Bunun Morya bölgesindeki kısmı, 170 metre
uzunluğunda ve 27 metre boyunda olup, 17 kemere sahipti.
|
|
|
|
Mithimna Arkeoloji Koleksiyonu
Müze, 20. yüzyılın başlarında inşa edilmiş ve güzel bir yapı olan,
Belediye’ nin eski binasında bulunmaktadır. Koleksiyon, Mithimna ve
çevresinde yapılan arkeolojik kazıların buluntularını içermektedir :
çanak çömlek, heykelcikler, yazıtlar, arkaik mezarlığının lahitleri
ve kişisel eşyalarının yanısıra antik Mithimna’ ya ait paralar. Bu
koleksiyonda İspanya sahilleri, kuzey Afrika, Sakız ve Samos
adalarından gelme, sıvıları taşımak için kullanılmış amforalar da
yer almaktadır ( M.Ö. 4. yüzyıldan M.S. 6. yüzyıla kadar ) .
 |
|
|
|
Molivos ( Mithimna ) Kalesi

Geniş antik surlarının kalıntılarının üzerinde,
Bizans döneminde inşa
edilen kalenin amacı, Frenk ve Osmanlı saldırılarına karşı direnmek
üzeredir. İnşaası 1373 yılında, Cenevizli Gateluzo hükümdarı olan 1.
Francesco tarafından tamamlanmıştır ve 1462 yılında Osmanlılar
tarafından daha da güçlendirilmiştir. Bu çok sağlam yapılmış kale,
kırmızı ve kahve renkli yöreye özgün taşlardan inşa edilmiştir ve
çok sağlam olan surlarında pek çok yazıt, arma ve semboller
bulunmaktadır. Kalenin içi, pek çok kattan oluşmaktadır. Kalenin
kalın tahtadan yapılmış olan merkezi kapısı, hala muhteşem bir eser
olarak varlığını korumaktadır. Çamlık bir tepenin zirvesinde inşa
edilmiş olan Molivos Kalesi, Doğu Akdeniz’ deki en iyi korunmuş
kalelerden biridir. Bu kale, günümüzde kültür etkinliklerinin
yapıldığı bir yer olarak kullanılmaktadır |
|
|
|
Sigrio Kalesi
Bu küçük ve taştan yapılmış kale, Osmanlı
döneminde inşa edilmiş ve Osmanlı mimarisinin tipik bir örn eğidir.
1757 yada 1767 yılında, bölgenin ticari limanını korsanların
saldırılarından korumak amacı ile, Osmanlı Donanması’ nın tümamirali
olan Süleyman Paşa tarafından inşa edilmiştir. Küçük boyutlardaki
kale, dikdörtgen şekilli olup, dört köşesinde de dikdörtgen kuleleri
bulunmaktadır. Kalenin doğu yönünde bulunan merkezi kapısının 2
kanadının üzeri demirden levhalar ile kaplı idi. Kale kapısının
kemeri, sırası ile bir kırmızı, bir beyaz taşlardan oluşup,
tipik bir Arap mimarisi örneğidir. Kalenin içindeki, muhafızların
kaldıkları odaların, taştan yada tuğladan yapılmış kemerleri de buna
benzemektedir. Kalenin bugünkü durumu çok iyidir. Ziyaretçi,
duvarlara yerleştirilmiş olan ve kaleye doğulu bir hava katan, usta
işi süslü Osmanlıca yazıtları görebilir. Ege denizinin muazzam bir
manzarasına sahip olan kale Sigrio kasabasının biraz dışında
bulunmaktadır.
|
|
Kutsal
Manastırlar |
|
Ayos Rafail Kutsal
Manastırı
|
|
Adanın
kuzey doğusunda Thermi kasabasına 3 km.
mesafede bulunmaktadır.
Bugünkü manastır, ilk Hristiyanlık dönemine ait, bazilika tipindeki
eski bir
kilisenin kalıntıları
üzerinde inşa edilmiştir (freskler, kırmızı taş döşeme zemin,
Pantokratoras ikonu ( 14. yüzyıla ait ) vs.).
Manastır hayatı, üç
periyoda ayrılabilir :
(a) 10. yüzyıldan 1235 yılına kadar, (b) 1443 yılından
1463 yılına kadar öyle ki; 1463 yılında, Ayos Rafail manastırın son
Baş Rahip’ i iken, Osmanlılar tarafından harap edilmiştir. (c)
1962 yılından bugüne kadar. Bu manastır, rahibe manastırıdır ve Ayos
Rafail’ e ithaf edilmiş ve
onun adına tekrar inşa edilmiştir. Etrafındaki bölgenin ekonomik
hayatına önemli bir katkıda bulunan manastır, adanın en önemli
kutsal yerlerinden biridir. |
|
Taksiyarhis Mihail
Kutsal Manastırı
|
Bu Bizans Manastırı büyük ihtimal ile Osmanlılar adayı ele
geçirince ( 1462 yılında ) ıssızlaşmıştır. Manastırdaki kilise 1879
yılında yeni baştan inşa edilmiştir. Kilisedeki eski ikonlar ve
değerli dini eşyalar arasında - Bizans üslubunda yapılmış -
kabartmalı Taksiyarhis Mihail ikonu önemli bir yer almaktadır. Bir
rivayete göre, bu ikon toprak ve rahiplerin kanından yapılmıştır. Bu
manastır, adanın en önemli kutsal yerlerinden biri olup, Mantamados
kasabasına çok kısa bir mesafede bulunmaktadır. |
|
Limonos - Ayos
İgnatios Kutsal Manastırı
|
Adanın
ortasında, Kaloni kasabasının kuzey batısında 3 km.lik mesafede inşa
edilmiştir. Kilisesi, Pamegistus Taksiyarhes’ e ithaf edilmiştir.
1523 yılında, Mithimni piskoposu olan İgnatios Agalianos tarafından
inşa edilmiştir ve onun adına ithaf edilmiş olan manastır, Osmanlı
döneminde adanın tek kültür merkezi konumunda idi. Manastır
kilisesi, bazilika stilinde, görkemli bir yapıdır. Kilisenin teblosu
tahta oymalı ve altın kaplamalıdır. Aynı kilisede 1800 yıllarının
Agio Oros tarzında freskler bulunmaktadır. Manastırda zengin bir
kütüphane ile birlikte, aynı zamanda Kilise Sanatı Müzesi ve Jeoloji
Müzesi ( 1990 ) de bulunmaktadır.
 |
|
Panaya Mirsinyotisa Kutsal Manastırı |
|
Limonos Kutsal Manastırı’ na yakın ve ona bağlı olan bu Bizans
tarzındaki Manastır, Meryem Ana’ nın Vefatı’ na ithaf edilmiş ve
1523 yılında yeniden kurulmuştur. Manastırın içinde, pahası biçilmez
ikonlar, tahta oymalı eski bir teblo ve önemli freskler
bulunmaktadır. |
|
Perivolis Kutsal
Manastırı |
Adanın
kuzey batısında ve Antissa kasabasına 3 km. mesafede bulunmaktadır.
Bizans tarzında bu rahibe manastırı, Meryem Ana’ ya ithaf edilmiş ve
Osmanlı döneminde ( 1630 ) yeniden kurulmuştur. Tahta oymalı
teblonun ikonları ve freskler ( 16. yüzyıl ) çok ilginçtir. |
|
Pithariu Kutsal
Manastırı
|
|
Eresos
kasabasının kuzey doğusunda
( 3 km ) bulunmaktadır. Taksiyarhes’ e ithaf edilmiş
olan Manastırın kuruluşu, Ortaçağ yıllarına dayanmaktadır. Bizans
tarzındaki bu manastırın pahası biçilmez ikonları, dini eşyaları ve
freskleri vardır. |
|
İpsilu Kutsal
Manastırı |
|
Antissa
ile Sigrio arasında bulunan
kayalık Ordimnos Dağı’ nın tepesinde inşa edilmiş olan manastır,
Ayos İoannis Theologos ( İncil yazarı Aziz Yahya ) adına ithaf
edilmiştir. Konumundan anlaşıldığı üzere Ortaçağ yıllarında (
yaklaşık M.S. 800 ) kurulmuştur. Manastır Kilisesi ikonları ile
meşhur ve aynı zamanda pahası biçilmez dini eşyalar da muhafaza
edilmektedir. |
|
Damandriu Kutsal
Manastırı |
|
Bu Bizans
Manastırı ( 14. yüzyıl ) Meryem Ana’ nın Vefatı’ na ithaf
edilmiştir. Manastır kilisesinin içinde, Bizans üslubunda muazzam
ikon ve değerli dini eşyalar bulunmaktadır. Polihnitos’ a 5 km.
mesafede bulunmaktadır. |
|
Kiliseler |
|
Midilli şehri |
|
Ayos Athanasios Katedral Kilisesi |
|
Midilli
şehrinin merkezinde bulunan kilise, haç şeklinde ve bazilika
tarzında olup, 16. yüzyılın sonunda inşa edilmiştir. Ayos
Athanasios’ a ithaf edilmiş olan kilisede, şehrin koruyucusu olan
şehit Ayos Theodoros’ un kutsal naaşı muhafaza edilmektedir.
Kilisenin tahta oyma teblosu, Bizans sonrası periyodun ( 1738 ) en
güzel eserlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Aynı zamanda,
İsa’ nın ikonu ( 16. yüzyıla ait Anadolu’ dan gelen bir değerli bir
eser ) da diğer eserlerin yanında ayrı bir yeri vardır. |
|
Ayos Therapontas Kilisesi |
Liman
bölgesinin görkemli bir yapıtı olan bu kilise, şehrin en büyük
kilisesidir. 1860 yılında, haç şeklinde Bizans tarzında inşa edilen
kilisede, değerli ikonların yanında, Bizans dönemine ait iki ikonun;
İsa ( 14. yüzyıl ) ve Ayos İoannis Theologos ( 15. yüzyıl )
ikonlarının ayrı bir yeri vardır. |
|
Ayos Theodoros Kilisesi |
|
: Şehrin en
eski kiliselerinden biri olup, antik şehrin kıyısında inşa
edilmiştir. İlk defa Bizans döneminde inşa edildikten sonra, bir
yangından dolayı gördüğü hasardan dolayı, 1759 yılında bazilika
tarzında tekrar inşa edilmiştir. Kilisenin içinde muazzam ikonlar ve
dini ( tahta oymalı ) eşyalar bulunmaktadır. |
|
Midilli şehri dışındakiler |
|
Arhangelos Gavriil ( Baş melek Cebrail ) Kilisesi |
|
Midilli
şehrinin güneyinde 6 km. mesafedeki Kayani yada Taksiyarhes
kasabasında bulunmaktadır. 1903 yılında Bizans tarzında ve haç
şeklinde inşa edilen kilisenin kubbesi Gotik tarzındadır. İkon, dini
eşya ve freskler ile dolu olan kilise, adanın önemli kutsal
yerlerinden biridir. |
|
Panaya Aya Sion Kilisesi
|
Ayasos kasabasında
bulunmaktadır. Kilise
adını, Panaya ( Meryem Ana )’ nın eski ikonundan almıştır. Rivayete
göre İncil yazarı Luka tarafından resmedilmiş olan bu ikon, 803
yılında Agathonas adındaki bir rahip tarafından buraya Kudüs’ ten (
Kudüs’ ün diğer adı, Aya Sion ) getirilmiştir. Bu rahibin hücresi
kısa zamanda kutsal bir yer olarak kabul edilip, bugünkü Ayasos
kasabası onun çevresinde gelişmiştir. Bugünkü kilise 1814 yılında
inşa edilmiştir. Kilisede, el yazmaları ve dini eşyalardan oluşan,
önemli bir koleksiyonu olan bir Kilise Müzesi bulunmaktadır. Adanın
önemli kutsal yerlerinden biridir. |
|
Panaya Glikofilusa Kilisesi |
|
Petra’ da,
bir kayanın üzerinde inşa edilen kiliseye kayaya oyulmuş 114 basamak
ile çıkılmaktadır. Çevreye hakim konumundan anlaşıldığı üzere, sık
sık korsan saldırılarının olduğu Bizans sonrası periyotta inşa
edilmiştir. Kilisenin içinde ender Bizans ikonları ve çok güzel bir
piskopos tahtı bulunmaktadır. Adanın önemli kutsal yerlerinden
biridir. |
|
Panaya Gorgona Kilisesi |
|
Midilli
şehrinin kuzey batısında 48 km.
mesafedeki Skala Sikaminia’ nın şirin küçük limanında, denizin
içindeki küçük kayanın üzerinde inşa edilmiştir. Kilise, Panaya
Gorgona ( deniz kızı ) adını aynı isimdeki ikondan almıştır. Aynı
isimdeki bu ikonda Panaya ( Meryem Ana )’ nın deniz kızı şeklinde
görünmektedir ( bu ikonun halk ressamı meçhuldur ) . |
|
Panaya “Truloti” - Pirgon Thermis Kilisesi |
Midilli Adası’ nın
doğu kısmında olan Ano Pirgi Thermis bölgesinde bulunmaktadır. Haç
şeklindeki, kubbeli bazilika tarzındaki kilise büyük ihtimalle 14.
yüzyılda inşa edilmiştir. Midilli Adası’ ndaki Perivolis Manastırı’
ndan sonra Bizans döneminden, neredeyse
hiç değişmeden günümüze dek kalan en eski Hristiyan Ortodoks
kilisesidir. Kilisenin duvarlarında antik yapıtlardan alınmış
çeşitli malzemeler kullanılmıştır. Onlardan en ilginç olanı
kilisenin güney duvarında görünmektedir : büyük ihtimal ile,
yakınında bulunan Thermia Artemidos antik tapınağından alınmış olan
taşların üzerinde, insan figürleri ve hayvan şekilleri ( ceylan ve
ayı ) bulunmaktadır. Kilisenin içindeki tahta oymalı teblo ( 18.
yüzyıl ) Midilli Adası’ ndaki Bizans sonrası döneme ait en güzel
örneklerden biridir. Kilise, Meryem Ana’ nın Vefatı’ na ithaf
edilmiştir. “Truloti” (kubbeli ) adını, kubbesindeki Meryem Ana
resminden almıştır. Çünkü kilise kubbelerinde genellikle İsa’ nın
resmi bulunmaktadır. |
|
Ayos Stefanos -
Mantamados Kilisesi |
Adanın
doğu kısmında olup, Mantamados kasabasına yakın bulunmaktadır.
Bizans sonrası dönemde, haç şeklinde ve bazilika olarak inşa
edilmiştir. Yöreye özgü pembemsi renkli taşlar kullanılarak yapılan
kilisenin boyutları küçüktür. Başlangıçta kilise kubbeli idi fakat
19. yüzyılın ortalarında Newton adlı gezgin kiliseyi ziyaret
ettiğinde, kubbenin çökmüş olduğunu kaydetmiştir. Kilisenin çatısı,
bölgenin sakinleri tarafından, kalasların üzerine kiremit döşenerek
onarılmıştır. Kilisenin doğu tarafında, mihrabını üç küçük kemer
süslemektedir. Kuzey ve güney duvarlarını da, başka kemerler
süslemektedir. Kilisenin batısında görünen kapalı kısım daha sonra
yapılmıştır. Duvarlarında daha eski bir kilisenin malzemeleri ve bir
tane Roma yazıtı kullanıldığı görülmektedir. |
|
Midilli Mimarisi |
|
18. yüzyılda
Midilli’ de meydana gelen doğal afetlerden ( deprem ve yangınlar )
dolayı, adanın bugünkü mimarisini oluşturan ve - özellikle de - 19.
ve 20. yüzyıla ait olan örnekler birbirine benzememektedir.
Kullanılan ana yapı malzemeleri, tahta ve taştır
:
adanın batı ve kuzey bölgelerindeki köylerde çok renkli, volkanik
taş; Plomari bölgesinde şist taşları; doğu köylerinde ise Mistegnon’
dan kırmızı taşlar. Adanın dikkate değer bir başka mimari özelliği
de, şahnişin ( cumba ) kullanımıdır : binanın ikinci katında
bulunan, dışarıya doğru çıkıntılı olan ve büyük pencerelere sahip,
tahtadan yapılmış bu hafif yapının
amacı, yer kazanmak ve evin içine bol güneş ışığı girmesini
sağlamaktır.
Midilli Adası’ nın
mimarisi, aşağıdaki gruplara ayrılabilir :
Köy evleri : taş ile inşa edilmiş ve çatısı kiremitle kaplı,
bacalıdır.
Şehir evleri : taş ile inşa edilmiş ve çatısı kiremitle kaplı, iki
yada üç katlı, adaya özgün özelliklerden biri olarak üst katlarında
cumbası bulunan, avlusunda çeşitli odaları olan evlerdir.

Kale yada kuleler : zengin sınıfının taştan yapılmış evleri;
günümüzde sahipleri tarafından yaz tatilinde ve zeytin toplama
zamanında kullanılmaktadır. Üç katlı taştan yapılmış binaların
genellikle en üst katında büyük pencereli, tahtadan yapılmış, süslü
cumbaları bulunmaktadır. Bunların karakteristik bir özelliği, -
mazgala benzeyen - küçük pencereler ve ana girişde bulunan ağır
kapısıdır. Örnekleri; Morya, Pamfila ve Pirgi Thermis’ te
bulunmaktadır.
Konaklar : zengin sınıfına aittir. Şahane örneklerini, başlıca
Midilli şehrinde ( Kioski ve
Surada semtlerinde ), Molivos ve Plomari’ de görebiliriz. Barok,
klasisizm ve seçmecilik mimari tarzlarının apaçık görüldüğü, lüks
yapıtlar söz konusudur. Dış cepheleri taştan olup, beyaz yada renkli
mermerlerle süslenmiştir. İçleri de freskler ile, bahçeleri ise
taşlar döşenmiş, ferforje ve çeşitli şekillerdeki heykeller
ile süslenmiştir.
Midilli Adası’ nın endüstri binaları ( zeytinyağ imalathaneleri,
sabunhaneler,
ambarlar ) da - mimari açıdan - dikkate değer ölçüdedir. Tek katlı,
dikdörtgen ve taştan yapılmış bu binalar, günümüzde restore edilerek
Kültür Merkezleri olarak kullanılmaktadır.
Son olarak da, genellikle üzerinde yazıtlar bulunan usta işi taş
yada mermerden yapılmış çeşmeler ve “kalderimi” diye
adlandırılan taş döşeli yollar Midilli Adası’ nın mimarisini
tamamlamaktadır.
 |
|
MİDİLLİ ADASI
GASTRONOMİSİ
|
|
Adada
her şey üretilebildiği için, Osmanlılar burayı “imparatorluğun
bahçesi” olarak adlandırmışlardır. Kendi kendine yetebilen,
güzellik ve iyi yaşam
geleneğine bağlı olan adada, lezzet ve aromanın dengeli birleşimi
ile hoş bir mutfak yaratılmıştır.
Evin hanımı, günlük basit yemeklerde bile yemeğin görüntüsünün de
ayrı bir zevk vermesi gerektiği inancındadır.
Kreas
me Kidonia ( ayvalı et ), arnaki gemisto ( kuzu sarması ),
patatlidiko ( patatesli ), sucukakya ( salçalı köfte ), sougania
( soğan dolması ), ampelofila yalanci ( yalancı dolma ),
kolokitholuluda ( pirinç veya peynirli kabakçiçeği dolması ),
kolokithokefedes ( kabak köftesi ), kremmidopites ( soğanlı börek ),
giozlemedes ( gözleme ), mis kokan ev yapımı hamur işleri
yada diğer yandan deniz kokan lezzetler ; taze balık, ıspanak veya
pirinçli deniz tarağı veya denizminaresi, zeytinli ahtapot, kalamar
dolması mükemmel lezzet ve görüntüleriyle masaları
süslemektedir. 
Adanın tatlıları da
harikadır : ülkenin belki de en iyi badem ezmesi, antik döneme ait
sütun başlıklarında bulunan saka kuşu ve değişik bitki şekilleri
verilerek yapılmaktadır ; sakız, amber ve gülsuyu kokulu,
bademli-yağlı baklava ve ballı lor helvası. Midillililer,
boğazlarına düşkün oldukları için adadaki tavern aların
çoğunda veya kahvelerde iyi yemekler kolaylıkla bulunabilir.
Adanın yerli ürünleri arasında ; zeytinyağı ile yağ peyniri, diğer
süt ürünleri, et ve sosis, tuzlama balık - Kalloni sardalyası
ünlüdür ancak ada genelinde çıkan tüm balıklar lezzetlidir - ve
tabii ki uzosu meşhurdur. Yerli yiyecek ürünleri, dükkanlar ve kadın
kooperatiflerinden temin edilebilir.
 |
|
MİDİLLİ’ DEN YEMEK TARİFLERİ |
|
“Suganya” ( Soğan Dolması ) |
|
Malzemeler
: 1 kilo büyük soğan, ½ kilo pirinç, ½ kilo dana kıyması, 2
yemek kaşığı maydanoz ( ince doğranmış ) , 1 olgun domates (
rendelenmiş ) , 1 fincan Midilli zeytinyağı, 1 tatlı kaşığı kimyon,
tuz ve karabiber.
Soğanları ayıklıyoruz ve yumuşayıncaya kadar suda haşlıyoruz. Ondan
sonra, soğanların dilimlerini, içlerini doldurabilecek şekilde
açıyoruz. Dolma içini aşağıdaki şekilde hazırlıyoruz : bir kabın
içine kıymayı, domatesi, kimyonu, zeytinyağını, ( yıkanmış ) pirinci
ve tuz ile karabiberi koyuyoruz ve hepsini karıştırıyoruz. Daha
sonra, soğan dilimlerinin içlerini, kapanabilecek kadar
dolduruyoruz. Dolmaları tencerenin dibine çepeçevre sıralıyoruz ve
Midilli zeytinyağını ilave ediyoruz. Dolmaların üzerine onları
sıkıştırması için ağır bir tabak koyuyoruz ki, kaynarken dolmanın
yaprakları açılmasın. Ve en son olarak da, biraz su ekliyoruz.
Dolmayı orta sıcaklıktaki ateşte 30 - 40 dakika kadar pişiriyoruz.
Düz bir tabakta, arzu edilirse, biraz tarçın eklenerek servis
yapıyoruz. |
|
Ayvalı Et
(Porsiyon : 4 - 5 kişilik) |
|

Malzemeler : 1 kilo et ( yıkanmış ve
porsiyonlara bölünmüş ) , 2 ayva ( boyuna dilimlenmiş ve kabukları
ile çekirdekleri alınmış ) ,4 orta boy patates ( dörder parçaya
bölünmüş ) , 2 yemek kaşığı domates salçası, 1 büyük soğan (
rendelenmiş ) , 2 parça çubuk tarçın, 1 çay fincanı Midilli
zeytinyağı,tuz ve karabiber.
Bir tencerede etleri
zeytinyağı ile, pembeleşinceye kadar sote ediyoruz, sonra
rendelenmiş soğanları yavaş yavaş ekliyoruz. Daha sonra da,
tencereye ( etleri örtecek kadar ) su ekliyoruz ve kaynamaya
bırakıyoruz. Yarı yarıya kaynadığında da, domates salçasını ve
sırası ile ayva dilimlerini, patatesleri, tuzunu, karabiberini ve
tarçını ilave ediyoruz. Kısık ateş üstünde, yemeğin salçası
koyulaşıncaya dek, kaynamaya bırakıyoruz. |
|
Ispanaklı Deniz Tarağı |
|
Malzemeler : 12 Kaloni Körfezi’ nden deniz tarağı ( kabukları
ile ) , 600 gram ıspanak, 160 gram Midilli “Gravyer” peyniri, 120
gram yağ, 160 ml. süt kreması, 160 gram Midilli “Feta” peyniri (
çatal ile ezilmiş ) , 2 adet taze soğan ( ince ince doğranmış ) , 1
kuru soğan ( ince ince doğranmış ) tuz ve taze çekilmiş karabiber.
Ispanakları tuzlu suda 5 dakika kadar haşlıyoruz ve iyice süzüyoruz.
Bir tencerede yağı eritiyoruz ve soğanları sote ediyoruz.
Ispanakları, tuzu ve karabiberi ekledikten sonra hepsini birlikte 5
dakika daha sote ediyoruz. Bu karışımı ateşten alıyoruz ve içine
kremayı ve ufalanmış “Feta” peynirini ilave ederek, hepsini güzelce
karıştırıyoruz. Deniz taraklarının içlerini çıkararak, kabuklarının
içini, hazırladığımız bu karışım ile dolduruyoruz. Kabuğun içine
doldurduğumuz karışımın en üstüne de, deniz tarağından çıkardığımız
içi ve biraz rendelenmiş “gravyer” peynirini koyuyoruz. Orta
derecedeki bir fırında, 10 - 15 dakika kadar pişiriyoruz. |
|
Amigdalota
(
Yunanca’ da “Amigdalo”, badem anlamına gelmektedir) |
|

Malzemeler : 7 su bardağı badem içi
(kabukları soyulmuş ve çok ince ince doğranmış) 3½ çay fincanışeker,
2 bardak su, 1 ½ yemek kaşığı limon suyu, 3 yemek kaşığı gül suyu,
Pudra şekeri.
En önce, şekeri su ile - orta derecede ateşte - şurup kıvamına
gelinceye kadar kaynatıyoruz. Sonra, buna badem içlerini ekliyoruz
ve sürekli karıştırmaya devam ediyoruz. Daha sonra, limon suyunu
ilave ediyoruz. Aynı zamanda tahta bir kaşık ile sürekli
karıştırmaya devam ediyoruz. Bu karışım, tencerenin kenarlarına
artık yapışmayıp da ayrılabildiği anda, o zaman tencereyi ateşten
indiriyoruz. Ellerimizi hafifçe gül suyu ile ıslatıyoruz ve bu
karışımı ( hala sıcak iken ) istediğimiz şekli vermek üzere
yoğuruyoruz. Yaptığımız her “amigdalota”yı pudra şekerine buluyoruz
ve onları üzerine önceden pudra şekeri serpilmiş olan bir tepsiye
diziyoruz. İyice soğudukları zaman, üzerlerine tekrar pudra şekeri
serpiştiriyoruz. |
|
Midilli Adası’ nın Bitki
Örtüsü |
|

Elverişli doğa ve iklim
koşullarından dolayı, Midilli Adası dünyanın en zengin bitki
örtülerinden birine sahiptir. Bu doğa koşulları adanın estetiğine de
büyük katkıda bulunmaktadır. Antik lirik şairi Sapfo (şiirlerinde
Midilli Adası’ nın bitkilerinden söz eder ve filozof Theofrastos (
M.Ö. 3. yüzyıl ), sistematik bir şekilde büyük sayıda bitkiyi
kaydetmesi ile, botanik biliminin kurucusu olarak kabul
edilmektedir.
Günümüzde, bitki örtüsü, 1.400’ den fazla cins bitki içeren Midilli
Adası, “Botanik Cennet” olarak tanımlanması abartı ol mazdı
: kokulu - şifalı otlar, süs bitkileri ile ender bitkiler, ağaç ve
çalılar. Adanın batısı, adanın diğer bölgeleri ile kıyaslandığında,
- bazı küçük ovalar dışında -
verimsiz olduğu halde; adanın doğusu, güneyi ve ortası zeytinlikler
( yaklaşık 11.000.000 zeytin ağacı ) ve çam, köknar, çınar, kestane,
söğüt, meşe vb. ormanları ile kapıdır.
Midilli Adası dışında Yunanistan’ ın başka hiçbir yerinde olmayan,
Rododendron ( Rhododendron Luteum Sweet ), varlığından
bahsedilmeye değer. Boyu 4,5 m.’ye kadar çıkabilen, güzel sarı
çiçekleri olan ve yapraklarını döken bu çalının, uzun ve sivri
yaprakları vardır. Nemli ve verimli olan kumlu ve killi topraklarda
biten bu bitki, deniz seviyesinden 60 metre yükseklikten, Profitis
İlyas Dağı’ nın tepesine kadar ( 799 m. ) rastlanabilir. Rododendron
bitkisinin yanısıra, başka türler de bulunmaktadır : zakkum (
Nerium oleander ), eğrelti otu ( Pteris aquilina ), söğüt (Salix
fragillis ), dağ çileği ( Arbutus unedo ), sarmaşık ( Hedera helix
), kestane (Castanea satina ), vs. |
|
G E
R E K L İ B İ L G İ L E R |
|
Adada turistik konaklama yerleri,
organize tatil köyleri ve otellerden, zirai turizm birimlerine kadar çok
çeşitlilik gösterir. Karayolu şebekesi gelişmiştir, düzenli seferler yapan
şehiriçi ve şehirlerarası otobüs işletmeleri, taksi servisi ve oto kiralama
acentaları hizmet vermektedir. Atina ile hergün, Selanik ile oldukça sık olan
hava ulaşımı devam etmektedir. Pire ve Sakız adasına her gün, Rafina, Selanik,
Kavala, Limni, Volos, Sisam ve Dedeağaç’a haftanın belirli günleri deniz yolu
ile ulaşım sağlanmaktadır. Ayrıca Türkiye’de Dikili Limanına ve Ayvalık’a sık
feribot seferleri düzenlenmektedir |
|
EOT-Yunan Turizm Teşkilatı-Kuzey Ege
Turizm Müdürlüğü : (2251) 42511-2
Valilik Turizm Tanıtım Komitesi : (2251)
47544
Lesvos Valiliği Kalkındırma Derneği
: (2251) 44945-6
Lesvos Otelciler Birliği : (2251)
41787
NEL-Lesvos Denizcilik İşletmeleri
(2251) 25822, 22222 ve Sigri Şubesi : (2253) 54432
Lesvos Turizm ve
Seyahat Acentaları Birliği : (2251) 42574-5
Kuzeydoğu Ege
Bölgesi Rehberler Derneği : (2251) 22555
Turizm Polisi : (2251)
22776
Kiralık Oda
Sahipleri Birliği Federasyonu : (2251) 43375
Kiralık Odalar
Birliği : (2251) 27821
Thermi Belediye
Turizm Ofisi : (2251) 71124
Eresos-Antissa
Belediye Turizm Ofisi : (2253) 53688
Kalloni Belediye
Turizm Ofisi : (2253) 22288
Mithimna Belediyesi
Turizm Ofisi : (2253) 71347, 71269
Midilli Belediye
Turizm Ofisi : (2251) 43344
Petra Belediye
Turizm Ofisi : (2253) 41235
Plomari Belediye
Turizm Ofisi : (2252) 32222
Polihnito Belediye
Turizm Ofisi : (2252) 42822
Ayasos Belediyesi :
(2252) 22226, 22219
Aya Paraskevi
Belediyesi : (2253) 31221
Yera Belediyesi :
(2251) 82226
Evergetoula
Belediyesi : (2251) 93454
Mandamados
Belediyesi : (2253) 61222
Petra Zirai Kadın
Kooperatifi : (2253) 41238
Mithimna Belediye
Kampingi : (2253) 71279, 71169
Vatera-Polihnito
“Dionisos” Kampingi : (2252) 61152-55
Liman Müdürlüğü :
(2251) 47888, 128
Midilli Havaalanı :
(2251) 61492, 61592
Olympic Hava Yolları
: (2251) 28659, 28662, 26565
Aegean Airlines Hava
Yolları : (2251) 61122
Gümrük : (2251)
28311
Devlet Hastanesi :
(2251) 43777-781
EKAB-Milli Acil
Yardım Merkezi : 166
Şehiriçi Otobüs
İşletmeleri : (2251) 46436
Şehirlerarası Otobüs
İşletmeleri : (2251) 28873
İtfaiye : 199
Orman Hizmetleri :
191
Midilli Trafik
Şubesi : (2251) 22232
TAKSİ-Midilli :
(2251) 22264, 23522
25922, 22919
Midilli Arkeoloji
Müzesi (Eski Bina) : ( 2251) 28232
Pazartesi hariç 28:32-15:22
Midilli Arkeoloji
Müzesi (Yeni Bina) : ( 2251) 42223
Pazartesi hariç 28:32-15:22
Midilli Dini -Bizans
Müzesi : ( 2251)
Pazar hariç 29:22-13:22
Eleftheriadis -
Teriade Müzesi : ( 2251) 23372
Pazartesi hariç 29:22-14:22 ve 17:22-22:22
Theofilos Müzesi : (
2251) 41644
Pazartesi hariç 29:22-13:22 ve 16:32-22:22
Mithimna Arkeolojik
Koleksiyonu : ( 2253) 71259
Pazartesi hariç 28:32-15:22
Eresos Arkeolojik
Koleksiyonu : (2253) 53332
Pazartesi hariç 28:22-15:22
11. Prehistorik ve
Klasik Eski Eserler Dairesi : (2251) 42223
14.Bizans Eski
Eserler Dairesi : (2251) 42135-6
Ayos Rafail
Manastırı : (2251) 71259
Limonos Manastırı :
(2253) 22289
Panayia
Mirsiniotissa Manastırı : (2253) 22729
Perivolis Manastırı
: (2253) 56249
Pithariou Manastırı
: (2253) 53239
İpsilou Manastırı :
(2253) 54259
Mandamados Kutsal
Taksiarhis Manastırı : (2253) 61359
Lesvos Doğa
Bilimleri Fosilleşmiş Orman Müzesi : (2251) 47233, (2253) 54434
Vrissa Paleontolojik
Koleksiyonu Doğa Bilimleri Müzesi : (2252) 61711
Yera Körfezi
Kaplıcaları : (2251) 41523
Eftalou Kaplıcaları
: (2253) 71245
Polihnito
Kaplıcaları : (2252) 41229
Thermi-Loutropoli
Kaplıcaları : (2251) 71242
Ayasos Zirai Kadın
Kooperatifi: (2252) 22682, 23318, 22219
Asomatos Zirai Kadın
Kooperatifi : (2251) 44287, 42265, 21252
Mesotopos Zirai
Kadın Kooperatifi : (2253) 96298, 96442, 96478, 96336
Petra Zirai Kadın
Kooperatifi : (2253) 41238
Polihnitos Zirai
Kadın Kooperatifi : (2252) 42262, 42715, 42131
Skalohori Zirai
Kadın Kooperatifi : (2253) 98288
Midilli Halk
Sanatları Müzesi : (2251) 41388
Cumartesi ve Pazar hariç 29:22-13:22
Midilli Lesvos Giysi
Müzesi : (2251) 22232, 29971
Çarşamba ve Cumartesi hariç 12:22-12:22
Maria Vlahou Lesvos
Evi Özel Koleksiyonu : (2251) 28552
telefon görüşmesi akabinde.
Plomari Halk
Bilimleri Müzesi : (2252) 32312
telefon görüşmesi akabinde
Polihnitos Tarihi
Halk Bilimleri Müzesi : (2252) 42992
Ayasos Halk
Bilimleri Müzesi : (2252) hergün 29:22-18:22
Ayasos Dini Müzesi :
(2252) 22242 hergün 29:22-18:22
Ayasos “Gelişim”
Okuma Salonu : (2252) 22242
hergün akşam saatleri
Vatousa Halk
Bilimleri Müzesi : (2253) 51112
Midilli Belediye
Resim Galerisi : (2251) 48222
Mithimna Belediye
Resim Galerisi : (2253) 71291
Mandamados Kültür
Merkezi, Seramik Sergisi : (2253) 61222
Plomari Kültür
Merkezi : (2252) 32222
Plomari Sabun Müzesi
: (2252) 32622
Aya Paraskevi Kültür
Merkezi : (2253) 31221
Plomari Barbayanni
Uzo Müzesi : (2252) 32741, 32231
Petra Varelcadina
Konağı : (2253) 41512
Anaksos Kiralık Oda
Sahipleri Birliği : (2253) 41912, 41782
Eresos Kiralık
Odalar Birliği : (2253) 53194
Thermi Kiralık
Odalar Birliği : (2251) 71268
Mithimna Kiralık
Odalar Birliği : (2253) 71262
Midilli Kiralık
Odalar Birliği : (2251) 43375
Polihnitos Kiralık
Odalar Birliği : (2252)
41261, 42365 |
|
GERİ DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
|
|
KOZAKTUR
İLETİŞİM
Tel:
00 90 232 6716006 –
6716444
--
6324555
Fax:
00 90 232 6718516
GSM:
00 90 505 265 0069
E-Mail:
bayiacente@hotmail.com
TurizmAnasayfa
PortalAnasayfa
www.midillituru.com
İST.ÜNİVERSİTE GEZİSİ/
ÇANAKKALE GEZİSİ(KONAKLAMALI)(GÜNÜBİRLİK)
/
İZMİR UZAY KAMPI GEZİSİ
/
KAPADOKYA
/
ANKARA
/
ALTERNATİF TURİZM
/
ATATÜRK EVLERİ /
GEZİ TALEP
FORMU
GERİ DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
TUR
ŞARTLARI
|